0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
57
Okunma

Çocuklar,
ırk bilmezler,
din bilmezler,
mezhep bilmezler.
Hele kavgayı hiç bilmezler.
Onların sözlüğünde "öteki" diye bir kelime yok.
Onların dünyasında tek bir ölçü var:
Sevgi.
Tek bir duygu var:
Huzur, neşe ve masumiyet.
Düşmanlık, hainlik bilmezler.
Dost-düşman demezler.
Beyaz-siyah ayırt etmezler.
Hep yan yana otururlar toprağın üstünde,
biri mavi gözlü, biri ela,
biri siyah, biri kahverengi.
Biri "merhaba" der, öbürü "salam",
bir başkası "hello" der bütün masumiyetiyle...
Sonra hep birlikte güler.
Aynı oyunu oynarlar,
aynı yağmurda ıslanır,
aynı güneşe bakar,
aynı hayalleri kurarlar.
Masumdur, sevecendir.
Peki nefret, kini kim öğretti onlara?
Tabii ki biz büyükler.
Söylemlerimizle,
davranışlarımızla,
olaylara verdiğimiz tepkilerle...
Bile bile, ya da farkında olmadan.
"Şu şöyle, bu böyle" diye fısıldadık kulaklarına.
Oysa çocuk,
kalbiyle görür.
Kalbiyle seçer.
Kalbiyle sever.
Ve kalbiyle affeder.
Keşke biz de çocuk kalsaydık biraz...
Keşke ölçümüz yine sevgi olsaydı.
Keşke dünya,
çocukların gözünden görülebilseydi.
Dinçer Dayı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.