2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
48
Okunma

Sus bakalım...
Bırak, gece konuşsun;
Karanlığın alnına düşen yıldızlar
bizim yerimize anlatsın
yarım kalan hikâyemizi.
Ben, sessizliğin kıyısında
adını bir ömür bekleyen
eski bir dua gibi durayım.
Sus bakalım...
Çünkü aşk, her zaman
"seni seviyorum" demek değildir.
Bazen bir ömrü,
tek bir ismi incitmemek için
susarak tüketmektir.
Sus bakalım...
Ben seni, gözlerime sığmayan
bir gökyüzü gibi sevdim.
Ne kadar baksam
bir o kadar büyüdün içimde.
Ne kadar vazgeçmek istediysem,
yazgı beni yine senin kıyına bıraktı.
Bir bahar sabahı gibi değil,
ömrüme düşen
en uzun mevsim gibi geldin.
Adını anmasam da
her duamın kıyısında sen vardın.
Ve ben, seni unutmaya değil,
sana biraz daha alışmaya yenildim.
Bilmezsin...
Geceler boyu susturduğum hasret,
en çok sessizlikte konuşur.
Bir yıldız kayar gökten, seni hatırlatır.
Bir rüzgâr dokunur yüzüme,
sanki ellerin geçmişten dönüp
saçlarımı okşar.
Sus bakalım...
Belki kelimeler yalan söyler,
ama gözyaşları söylemez.
Belki insanlar unutur,
ama kalp unutmayı bilmez.
Bazı sevdalar mezar taşına değil,
ruhun en derin yerine yazılır.
Sus bakalım...
Bir gün olur da
yollar seni bana değil de
pişmanlığına çıkarırsa,
başını kaldırıp gökyüzüne bak.
Ben orada olmayacağım belki,
ama seni seven dualarım
bulutların arasında
hâlâ yankılanıyor olacak.
Sus bakalım...
Ben artık senden bir dönüş
beklemiyorum.
Çünkü beklemek de yorulur bir gün.
Yalnızca içimde,
adını söylemeye kıyamayan
bir kalbin son çırpınışını dinliyorum.
O yüzden...
Sus bakalım...
Belki bu sessizlik,
bin şiirin anlatamadığını anlatır.
Belki ben, sana son kez
hiçbir şey söylemeyerek
ömrümün en güzel şiirini tamamlarım.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.