5
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
136
Okunma

KIRIKLAR..
“Ne çok kırık var,” dedi,
“saçınızda…”
Sanki ilk kez fark edilmiş
küçük bir kusur gibi söyledi bunu.
Parmaklarıyla bir tutam saçı
işaret etti,
gözlerinde hafif bir merak,
sesinde sıradan bir tespit.
Gülümsedim.
Cevap vermedim.
Çünkü bazı şeyler vardır
anlatmaya kalksan
kelimeler yetmez,
susunca ise
her şey içinden taşar.
Aynaya her baktığımda
sadece saçlarımı görmem ben.
Gözlerimin altındaki
uykusuz geceleri,
omuzlarıma çöken
sessiz yorgunlukları,
kimseye anlatamadığım
kırılmaları da görürüm.
Her telde biraz zaman,
her uçta biraz vazgeçiş saklıdır.
Bir zamanlar
rüzgâr gibi geçen günler vardı.
Şimdi rüzgâr
daha çok içimde esiyor.
Kalktım.
Sandalyenin hafif gıcırtısı
odada kalan tek cümle gibiydi.
Kapıya doğru yürürken
dudaklarımda yarım bir mırıltı:
“Saçımda…” mı sadece?
Keşke dedim içimden,
keşke kırıklar
yalnızca saç uçlarında büyüseydi.
Keşke bir makas darbesi
yetebilseydi insanın içindeki
bütün yorgunluklara.
Ama bazı kırıklar vardır
kesilmez,
toparlanmaz,
tarandıkça daha çok ortaya çıkar.
Ve bazı insanlar
saçındaki kırıkları görür sadece,
içindeki fırtınayı değil.
Ben kapıyı kapattım.
Sessizce.
Bir tutam saçımı düzelttim,
sonra kendime fısıldadım:
“Ne çok kırık var,”
dedin ya…
Ah,
bir de kalbime baksaydın..
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.