Kadınlar zayıftır;ama analar kuvvetlidir! victor hugo
Karahindiba2
Karahindiba2

Namütenahi

Yorum

Namütenahi

( 6 kişi )

1

Yorum

15

Beğeni

5,0

Puan

89

Okunma

Namütenahi

Biz henüz açmadan başkalarını yeşertmeyi denemiş, bu yüzden solmuş olanlarız. Kendi kuraklığımızdan bihaber, başka bahçelere yağmur olup düşerken; fedakârlık yanılgısıyla azalmış, eksilmiş, tükenmişiz. Bu yüzden zorunda bırakılmışız; kendi enkazımızdan doğacak o kaçınılmaz başkalaşıma.

Değişimlerin getirdiği hüzünler, vedalar, özlemler... Ve kırılmıştır insan, kırılmıştır hayal, kalp, kırılmıştır; nasıl da sağlamdı oysa dediğin ne varsa… Derken o gün gelip nihayet, kırılan yerden sızlar bir ışık, genzi yakan. Kırık, ışığın tek çıkış kapısıdır çünkü. Beklenmedik bir gülüş, ürkek bir merhaba ve yeniden başlar telaşlar. Bazen bir bakışta, bir gülüşte, yahut bir fikirde gizdedir; insanı kökünden sarsıp yeniden var eden o namütenahi his.

Oysa yanılır insan. Namütenahi olan kırılmaktır aslında. Bu kusursuz döngüde, kusurlu hislerle kırılmak, kırıklarından sızlamaktır bahara. Ve araya uçurumlar girip o sır çok uzaklarda kalsa bile, geride kalanlar yoluna geri dönüşsüz biçimde başkalaşmış olarak devam eder. Kırılır ve başkalaşır, başkalaşır ve kırılır yeniden. Görülmek ve yok olmak arzusu gibi, kırılmak ve başkalaşmak: budur işte insanın namütenahi döngüsü, Adem’den beri.

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (6)

5.0

100% (6)

Namütenahi Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Namütenahi şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Namütenahi şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
22.7.2026 01:25:47
5 puan verdi
Kendi bahçesini kurutma pahasına başkasına vaha olmaya çalışmak, sonra da o kuraklığın içinde kendi küllerinden doğmaya mecbur kalmak... İnsanın en kadim, en sarsıcı çelişkilerinden birini son derece güçlü bir derinlikle kaleme almışsınız.

"Her şeyde bir çatlak vardır, ışık içeri böyle girer" düşüncesini hatırlatan o kırılma ve ışık sızması imgesi, metnin kırılma noktasını harika özetliyor: Kırılmak, bir bitiş değil; insanın kendi özüne sızan ışığın ve zorunlu başkalaşımın başlangıcı.
​Metindeki bazı vurucu detaylar gerçekten akılda kalıcı:

​Başkalarını yeşertirken tükenmek ve bunun bir "seçim" gibi görünüp zamanla bir "zorunluluğa" dönüşmesi.
​Namütenahi Döngü: "Görülmek ve yok olmak arzusu" ile "kırılmak ve başkalaşmak" arasındaki o sarsıcı paralellik. İnsanın Adem'den beri süregelen varoluşsal çırpınışını çok net özetliyor.
​Kusurlu Hisler: Kusursuz bir döngünün içinde, kusurlu hislerle var olmaya çalışıp kırılan yerden bahara sızlamak...

​Hem hüznü hem de o hüzünden doğan kaçınılmaz dönüşümü büyüleyici, adeta bir edebiyat eserinden süzülmüşçesine akıcı ve edebi bir dille ifade etmişsiniz. Kaleminize, ruhunuza sağlık.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL