1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
86
Okunma

Bir devlet nasıl yorulur bilir misin?
dağları yorulmaz önce
ırmakları yorulmaz memleketin
bayrağı da yorulmaz göklerde
insanları yorulur hepsinden önce
bir çocuk sınav sonucuna ağlar
bir başkası hiç beklemeden geçer kapıdan
bir ananın duası seher yeline karışır
bir babanın omuzlarında yıllar ağırlaşır
ve kimse fark etmez;
aslında bir memlekettir eksilen
çünkü top sesleriyle başlamaz çöküş
güvenin çekilmesiyle başlar kalplerden
ve inanç düşer insanların gözlerinden
önce liyakat kırılır
sonra başka anahtar ister kapılar
ehlinin eli çekilir işlerden
gölgesi büyür haksız yükselenlerin
hukukun gözlerini bağlarlar
mahkemede yargılarlar adaleti
terazinin ayarları bozulmuştur
kimse fark etmez neler kaybettiğini
bir teğmenin omuzlarından sökülür yarınlar
bir öğrencinin cebinden çalınır geleceği
bir profesör susturulur kürsüde
bir işçi endişeyle izler sofrasında azalan ekmeği
ve sonra bir gece…
aynı sancağın gölgesinde büyüyen eller
aynı bayrağa doğrultur namlularını
köprüler şaşkın bakarken karanlığa
selalar yükselir minarelerden semaya
ve işte o vakit anlar millet;
bir devlet bir günde yorulmaz
bir gecede ortaya çıkmaz hıyanet
yıllarca biriken ihmallerin eseridir
geceye damga vuran ihanet
ama bu memleket bilir ki;
yalnız taşından toprağından ibaret değildir
onu ayakta tutan alın teridir, vicdandır, emektir
her yeni nesil onu büyüterek
onurla geleceğe devredecektir
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.