Tüm sözcükler tükendiğinde insan insanı anlamaya başlar. jerzy lec
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Dert-i nâ-çâre

Yorum

Dert-i nâ-çâre

( 28 kişi )

20

Yorum

35

Beğeni

5,0

Puan

444

Okunma

Dert-i nâ-çâre

Dert-i nâ-çâre


Ey dil-i zârım, yine âh eyledin, efğâna gel,
Düştü cân mülküne sevdâ, yürü seyrâna gel.
Gözyaşım seylâb olup çağlar derûn-ı sînemde,
Hicr ile yandı bu cismim, hele dermâna gel.
Serbestçe akar ruhum, kalıba sığmaz bu aşk,
Ey divâne gönül, gayrı bu meydâna gel.

Gülşen-i hüsnünde açıldı yine yârin gül-i nâz,
Bülbül-i nâ-şâd gibi eyle figân, cânâ gel.
Hasretinle tîg uruldu cân-ı bî-tâbım içre,
Dertli gönlüm mesrûr olsun, o handâna gel.
Ölçüye, kafiyeye sığmıyor hasretin ateşi,
Serbest bir feryatla sen de bu vîrâna gel.

Zülfünün taymına âvâre kalıpdur bu gönül,
Cevrini çekmeye cân at, o mah-ı tābāna gel.
Karanlık gecelerde yol arar rûh-i revânım,
Nur olan çeşminle aydınlat bu zindâna gel.
Bendine sığmaz bu sevdâ, taştı yürek dağından,
Serâzât bir rüzgâr gibi bu devrâna gel.

Bilmiyesin derd-i mahabbet ne imiş âşıka sor,
Sîne pür-dâğ ile sen de bu dehâna gel.
Aşkının âteşi sönmez bu garip sînemizde,
Pervâne misâli yan, buluş meydâna gel.
Kuralsız, kayıtsız bir yangındır ciğerimi delen,
Serbestçe esen yelle sen bu irfâna gel.

Fânidir mülk-i cihân, baki kalan sevgidir,
Âşık kul, kapına yüz sürer, ihsâna gel.
Yalan dünya kahrını çekmekle ömür tükendi,
Ebedî vuslat için sen bu sultâna gel.
Kervan yürür serbestçe, yolların sonu görünür,
Bu garip gazelden öte bir canhâna gel.

Hançer-i mıkraj ile sînem delindi bî-gümân,
Merhem-i lûtf ile kıl çâre, bu dermâna gel.
Yaralar açtı felek cân mülkünün her köşesinde,
Lutf edip ey tabîb-i cân, bu lokmâna gel.
Serbest bırak yaramı, melhem neylesin bu derde,
Kendi hâline yanan o hânümâna gel.

Gamzesi tîr-i müjen seyr eylemez cân mülkünü,
Sîne-i pür-hûn ile sen çeşm-i giryâna gel.
Her bir ok kalbimi dağlar gamzenin ocağında,
Zâr u zebûn etti beni, bu devrâna gel.
Serbestçe dökülür mısralar, durduramaz kimse,
Kan revan içinde kalan bu dâstâna gel.

Aşk oduna yandı cân, pervâne misâlî bu gece,
Şem’-i ruhsârına doğru o hümâyûna gel.
Bülbülün ah u figânı göklere ulaştı hep,
Gülün o lâtif kokusuyla bu bostâna gel.
Kayıtsız bir özlemle uçar göğe bu yürek,
Serbest kanat çırparak o âsumâna gel.

Kaddin eyyâm-ı bahâr üzre kıyar serv-i revân,
Seyr edip bâğ-ı cinânı bu gülüstandan gel.
Saçının boyu uzundur, boy verir dağlar gibi,
Gönlümün yaylasına sen bu gülistâna gel.
Serbest bir bahar dalı gibi eğilir ömrüm,
Sen de bu dağ dağ gezen ecnebi âna gel.

Vuslatın şevkiyle cân mülkünde tûfan koptu bil,
Lutf edip ey şâh-ı hûban, bu dil-i vîrâna gel.
Harap olmuş bu gönül sarayı tahtını kurdu,
Sensizliğin zulmetinden bu irfâna gel.
Serbesttir kapım, kilitsizdir bu harabe yer,
Gönlün ne zaman isterse o sultâna gel.

Dehrin evhâmına aldanma sakın ey bî-vefâ,
Ehl-i aşkın sırrına sen de bu irfâna gel.
Yalandır dünyânın bütün ziyneti ve mülk ü malı,
Hakk’ın cemâlini gör, bu rüsvâna gel.
Serbestçe terk ettim cihanın tuhaf yükünü,
Sen de bu yalanı bırakıp o îmâna gel.

Fânidir mülk-i cihân, baki kalan sevgidir,
Âşık kul, kapına yüz sürer, ihsâna gel.
Ömür kervanı göçerken bu yalan dünyadan,
Son nefeste adını anarak bu ihsâna gel.
Serbestçe kapanır kapılar bu son demde bile,
Adınla uyanan cân, bu handâna gel.

Cemre yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (28)

5.0

96% (27)

4.0

4% (1)

Dert-i nâ-çâre Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Dert-i nâ-çâre şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Dert-i nâ-çâre şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Kąrsî
Kąrsî, @k-261-rs
27.7.2026 09:22:02
5 puan verdi
Merhaba güzel Yürek;

O güzel yüreğinden dökülenler, klasik gazel geleneği ile serbest şiirin aynı nefeste buluşmaya çalıştığı uzun bir iç döküş izlenimi veriyor. En çarpıcı tarafı ise, okuyucuya yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmaması; aşkı, insanın varoluş sancısı, fanilik korkusu ve hakikati arayışıyla iç içe işlemesi.

Klasik divan şiirinin "gül-bülbül", "pervâne-şem'", "serv, zülf, gamze, sîne, cân" gibi asırlardır yaşayan mazmunları, modern bir ruh hâliyle yeniden yorumlanmış. Her bendin sonunda beliren "serbest" vurgusu ise bilinçli bir karşıtlık oluşturuyor. Bir yanda aruzun ve geleneğin çağrışımları, diğer yanda ölçüye ve kalıba sığmayan bir hasret... Bu zıtlık şiire ayrı bir karakter kazandırmış güzel yürek.

Metin boyunca tekrar edilen "gel" hitabı sadece sevgiliye yapılmış bir çağrı değil; bazen şifaya, bazen ilahî hakikate, bazen de insanın kendi özüne yönelmiş bir davet gibi okunuyor. Böylece şiir, beşerî aşktan başlayıp tasavvufî bir ufka doğru genişliyor. Son bölümlerde fanilik vurgusunun artması ve "Fânidir mülk-i cihân, bâki kalan sevgidir." fikrinin tekrar edilmesi de bu yolculuğu tamamlıyor.

Şiirin en güçlü yanı samimiyeti. Mısralarda süs için kurulmuş bir dil değil, taşacak kadar büyümüş bir özlemin sesi hissediliyor.



Bu şiirin ardından zihnimde şu duygu kaldı güzel Yürek:

"Bazı aşklar anlatılmaz; kelimeler onları ancak yaralı bir bülbül gibi dolaşır. Bu şiir de tam olarak bunu yapıyor: Hasreti söylemiyor, hasretin kendisi gibi konuşuyor."

Güzel yüreğine, ilham akan kalemine ve şiire verdiğin o emeğine sağlık.

Candan tebrikler.

Selam, sevgi ve dualarımla.
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
27.7.2026 05:10:25

Sevgili Cemre
Bu uzun gazel tarzı şiir aşkın acısını hasreti ve vuslat özlemini klasik divan edebiyatı üslubuyla çok derin bir şekilde işliyor serbest mısralar serbest akan ruh ve kayıtsız yangın temaları modern bir dokunuş katıyor fani dünya karşısında baki sevgiyi vurgulaması manevi bir boyut katıyor dertli gönlün figanı ve tabip arayışı etkileyici kul yorgun kalemi yine güçlü tebrikler.
👌👌👏👏☕🙏
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
27.7.2026 03:16:50
5 puan verdi
Metindeki dikkat çekici tezatlık ve biçimsel yapı hemen göze çarpıyor. Klasik Osmanlı/Divan şiiri estetiği ile modern serbest şiir anlayışını bilinçli olarak birleştiren hibrit bir metin ile karşı karşıyayız.

Şiir, toplam 12 bentten oluşuyor ve her bent sabit biçimde 3 dizeden meydana geliyor.

​Her bendin ilk iki dizesi, Divan şiiri geleneğine uygun olarak aruz vezni hissi veren süslü bir Osmanlı Türkçesiyle, ağdalı tamlamalarla ve klasik gazel/kaside üslubuyla yazılmış.
​Her bendin üçüncü dizesi ise doğrudan günümüz Türkçesiyle, sade, açık ve vurgulu bir şekilde "serbest" kelimesine veya serbestlik/kural tanımamazlık temasına vurgu yapıyor.

​Nakarat / Redif Eğilimi: Bentlerin neredeyse tamamı "...-a/e gel" ifadesiyle biten bir redif/çağrı kalıbına dayanıyor (dermâna gel, meydâna gel, vîrâna gel, sultâna gel).
​2. Dil ve Üslup İkiliği
​Şiirde bilerek yaratılmış belirgin bir dil içi çeviri ve üslup çatışması var:
​Geleneksel Tabaka (Aruz/Klasik Katman): İlk iki dizelerde hicr, seylâb, tîg, cevri, rûh-i revân, hançer-i mıkraj, şem'-i ruhsâr gibi klasik Divan şiiri imge havuzundan yoğun biçimde yararlanılmış.

Şiirin başlığından itibaren ana tema aşkın getirdiği çaresiz ıstırap, hasret ve vuslat arzusudur.
​ Şaire, aşkının büyüklüğünü anlatmak için Aruz'un ve Divan şiiri kalıplarının dar geldiğini, bu sebeple "serbest bir feryat" attığını ifade eder.
​Özellikle Fânidir cihân ve Dehrin evhâmına aldanma dizelerinde dünya malının geçiciliği, hakiki aşkın ve ilahi/ebedi vuslatın değeri işlenmektedir

(Pervane ve mum benzetmeleri gibi klasik tasavvufi simgelerle desteklenerek).

​Bu metin, "Divan estetiğinin kalıplarına sığamayan modern bir âşığın manifestsosu" niteliğindedir. Şiir boyunca şair, divan edebiyatının zengin mazmunlarını kullanmaktan vazgeçemez ancak bu kuralların aşkının coşkusunu sınırladığını belirterek her bendin sonunda kuralı yıkar ve "serbestliğe" çağrıda bulunur.

Bu dizeleri kaleme alan yüreğini kutlarım Cemre kardeşim
Dost Kalem
Dost Kalem, @dostkalem1
27.7.2026 01:05:18
5 puan verdi
YÜREKTEN KUTLUYORUM, USTA KALEMİNİZDEN YİNE ÇOK GÜZEL BİR ESER OKUDUM, ESERİNİZİ ÖVMEYE KELİMELER YETMEZ. YAZAN ENGİN VE DERİN YÜREĞİNİZ DERT GÖRMESİN, NİCE GÜZEL PAYLAŞIMLARA İNŞALLAH, SAYGILARIMLA
Şair Mehmet Demirdelen
Şair Mehmet Demirdelen, @sair-mehmet-demirdelen
26.7.2026 23:42:44
5 puan verdi

Kaleminizin
Mürekkebin den dökülmüş,
Beyaz sayfaya..
Çok güzel ve anlamlı
Sözler yazmış kaleminiz..
Harika bir şiir çıkmış ortaya..
Ayrıca değeri yüksek duyguları anlatımınızı
Beğenerek okudum yüreğinize sağlık..
Kaleminiz daim olsun...
Kıymetli Şaire saygılar 👍 🙏
Fruze
Fruze, @fruze
26.7.2026 21:41:32
5 puan verdi
Muazzam bir divan şiiri, ben biraz da lirik bir şiirsellk sezdim yanılmıyorsam.

Baştan sona
O kadar çarpıcı dizeler var ki, ama aşkı çağırış ve hasreti içine çeken bu dize can alıcı
"Hicr ile yandı bu cismim, hele dermâna gel."


Böyle bir şiirin üstesinden gelmek zordur,
Bu çok çok değerli..
Çok değerli bir kalem..

İyi ki de...
Çokça sevgilerimle 🤍🤍🤍



Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
26.7.2026 21:11:04
5 puan verdi
Şiirlerin dili konuşur, gönle cümleler düşerse. Hayatın karmaşıklığında aşk, sevda, vuslat, gözyaşı ilmek ilmek örülmüş bu nadide eserinizde. Divan edebiyatı tadındaydı, beğeniyle okuduğumu belirterek hayırlı geceler diliyorum şairem. Selamlar saygılar
Etkili Yorum
Kul Seyyah
Kul Seyyah, @kul-seyyah
26.7.2026 21:05:06
5 puan verdi
Değerli dost şair, kaleminizden düşen bu şiir belirgin biçimde klasik divan şiiri estetiğinden beslenmiş.
Özellikle kelime kadrosu (dil-i zâr, efğân, cân mülkü, hicr, sîne, pervâne, tabîb-i cân vb.) ve hitap üslubu bu havayı başarılı şekilde kuruyor.
Bununla birlikte birkaç noktada güçlü yanlar var.
Atmosferi güçlü. Baştan sona bir hicran ve aşk yangını hissediliyor. Okuyucu, şiirin duygu dünyasına kolayca giriyor.
Klasik imge kullanımı başarılı. “Pervâne”, “âteş”, “sîne”, “dermân”, “tabîb-i cân” gibi imgeler divan şiiri geleneğiyle uyumlu.
Akıcılık yer yer çok güzel. Özellikle:
Gözyaşım seylâb olup çağlar derûn-ı sînemde,
Hicr ile yandı bu cismim, hele dermâna gel.
Bu iki mısra hem anlam hem musiki bakımından şiirin en kuvvetli bölümlerinden.
Yüreğinize, emeğinize ve kaleminize sağlık. Tebrik ediyorum ve yürekten kutluyorum sizi.
Selam ve saygılarımla esenlikler dilerim. İyi akşamlar.
Dosteli_
Dosteli_, @dosteli
26.7.2026 20:40:16
5 puan verdi
Aşkın bir de çaresizlik yanına bakalım demiş şair özetle.Koskocaman bir hesaplaşma ve başkaldırı destanı sığdırmış güçlü kalem. Divan edebiyatındann örneklemelerle hoş bir şiir okudum. Şiir ola

Dosteli_ tarafından 26.7.2026 21:22:04 zamanında düzenlenmiştir.
Ferda,ca
Ferda,ca, @ferda-ca
26.7.2026 17:34:04
5 puan verdi
Şiir, klasik divan şiiri söyleyişini taşıyan tasavvufi ve lirik bir aşk ağıdı niteliğinde. Âşığın çektiği hasret, gönül yarası ve vuslat arzusu; gül, bülbül, pervane, şem, dert ve derman imgeleriyle işlenmiş.
Yoğun eski dil kullanımı şiire geleneksel bir derinlik kazandırırken, ana duygu aşkın insanı yakıp olgunlaştırması ve sonunda ilahi bir arayışa dönüşmesi üzerine kurulmuş. Uzun soluklu, coşkulu bir gönül feryadı havası taşıyor.

Tebrikler

Sevgilerimle sairem.
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
26.7.2026 17:17:40
4 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

Andırın Kültür Havzası Şiir Anlama ve Dinleme Merkezi

Eski Kelimeler ve Yeni Hevesler Salonu

Bugün salonumuzda Sayın Cemre Yaman'ın Dert-i Nâ-Çâre adlı şiiri okunuyor.

Kalburabastî Efendi bugün salona üç ciltlik eski bir Osmanlıca sözlük, bir büyüteç ve kırmızı kalemle girdi. Sözlüğü masaya bıraktı, gözlüğünü taktı.

— Evlatlar... Bugün şiir değil, kelime nüfus sayımı yapacağız. Bakalım hangisi gerçekten Osmanlı'dan gelmiş, hangisi otobüsün arka kapısından kaçak binmiş!

Salon daha ilk cümleden kahkahaya boğuldu.

Karacaoğlan Köşesi'nden Sarı Mehmet sözlüğü karıştırdı: — Ben "Nâ-çâre"yi aradım, bulamadım. Sözlük bana baktı, ben sözlüğe baktım. Sonunda ikimiz de "Acaba biz mi yanlış yerdeyiz?" dedik!

Salon kahkahalarla inledi.

Âşık Feymani Köşesi'nden Sultan Bacı tebessüm etti: — Evladım, eski kelime kullanmak güzeldir de... Kelimeyi de biraz dinlendirmek lazım. Zavallı "dil-i zâr" şiirde mesaiden çıkamamış, sendika kursa haklı!

Alkışlar yükseldi.

Ozan Avanoğlu Köşesi'nden Topal Bekir ayağa kalktı: — Ben şiiri okuyunca üç defa Osmanlıca sözlüğe, iki defa Türk Dil Kurumuna baktım. En son sözlük bana, "Kardeşim beni de zorlama, ben de emekliyim." dedi.

Salon gülmekten kırıldı.

Hasibe Hatun Köşesi'nden Kezban Teyze mendilini salladı: — Eskiden tamlamalar inci gibiydi; şimdi bazıları tesbihin ipi kopmuş gibi her yana dağılmış. Dizince Osmanlıca olmuyor evladım, önce birbirleriyle tanışmaları lazım.

Salon "Bravo!" sesleriyle çınladı.

Âşık Diyari Köşesi'nden Deli Osman bastonunu yere vurdu: — Ben "Dert-i Nâ-Çâre"yi okuyunca düşündüm. Madem nâ-çâre yani çaresiz, şiirin adı neden "Bir Çâre Arıyorum" olmuyor? Şair dediğin bazen kelimeyi yaşatır, bazen de kelimeyi yaşarken yaşatır. Kelimeyi yaşatacağım diye rahmetliyi mezardan kaldırmaya da gerek yok!

Salon kahkahadan alkışa geçti.

Kalburabastî Efendi kırmızı kalemini masaya bıraktı.

— Evlatlar... Bugün güldük ama kelimelere değil; kelimeleri yanlış yere oturtma telaşımıza güldük. Eski kelime kullanmak marifettir; fakat eski kelimeyi doğru yerde kullanmak sanatın kendisidir.

Cemre Yaman'ın şiiri, klasik divan şiirine duyulan sevginin ve özentinin izlerini taşıyor. Ancak divan şiirinin gücü yalnızca eski kelimelerde değil, o kelimelerin yüzyıllar içinde oluşturduğu anlam örgüsündedir. Bu metinde yer alan bazı tamlamalar ve kullanımlar, klasik dilde yerleşik karşılıklarıyla tam örtüşmediği için okuyucuda yapaylık hissi oluşturabiliyor. Özellikle "Dert-i Nâ-Çâre" başlığı tartışmaya açıktır. Klasik kullanımda daha çok "bî-çâre", "derd-i bî-derman", "derd-i hicran", "derd-i firkat" gibi yerleşmiş tamlamalar görülür. Şairin görevi yalnızca eski kelimeyi kullanmak değil; dilin lokomotifi olarak doğru kelimeyi yeniden hayata taşımaktır. Aksi hâlde okuyucu, şiirin duygusundan çok sözlüğün sayfalarında dolaşmaya başlar. Buna rağmen şiirde divan şiirine duyulan samimi ilgi ve klasik estetiğe yaklaşma arzusu açıkça hissedilmektedir. Biraz daha dil disipliniyle çok daha güçlü eserler ortaya çıkabilir.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
Zümrüt Kul Hasani
Zümrüt Kul Hasani, @hasanbelek
26.7.2026 16:57:56
5 puan verdi
Kut ve Mut yolluyorum 🙏
Etkili Yorum
yudumyunus
yudumyunus, @yudumyunus
26.7.2026 16:13:09
5 puan verdi
Güçlü bir başlangıcın gölgesinde seyrana geldim daha ilk bendde karıştım mısra aralarına hadi cikabilirsen çık şair dedim kendi
Kendime

Göz yaşlarına çare olmak derman getirmek ne haddime anca efsunlu bir aşkın hikayesini gördüm meydanda öylece kala kaldım

Gül bahcesinin viran olduğu feryat figan eden bülbülün çaresizliğine ortak oldum duygularımla amma ne fayda olan olmuş yapan yapmış bozan bozmuş karşımda bir virane devran zindan devrani Çek çileyi çekebilir sen

Aşk başa gelince akıl baştan gider derlerdi inanmazdım aklını yitirmiş birisinin irfanına güven olurmu bilmem.

İhsan sultanda ise vuslat için diz çöküp yalvarıp talep etmekle sevgi yücelir aşk ateşi bir anda serinlik verir insaf artık sultanda onun merhametinde belki kimbilir esirgemez inşallah

Lokmanda sensin dermanda sen gamzelerdir destan yazdıran bulbul feryadının kanadına takılmış asumandan duyurmak istesede sesini Gül'ün kokusu bostanın yapraklarına sığınmış bülbülü bekler hiç vazgeçe bilirim Gül bulbulden bülbül Gül'den

Dünyanın evhamlı hali hangi aşığa yol göstermişki bülbül ile Gül güvensin ona hakkın cemalini görmek aşkın zirveye ulaştığı andır Sultan'ın makamında işte burda o makama gitmeyi arzulamak gerek gerek ki aşk nirvanaya ulaşsın ilahi degerlere kavuşup gerçek aşk olsun

Nihayetinde fani dünyanın çöplüğünde gerçek bir aşkı bulmakta büyük bir maharet kapusuna yüz sürüldükten sonra ihsan eyleyip
Sevgiliye gelmesi dileklerimle

Sizi usta kaleminizi vede bu muhteşem eserinizi tüm samimiyetimle kutlarım tebrikler

yudumyunus

Özkan Değirmenci
Özkan Değirmenci, @ozkan-degirmenci
26.7.2026 15:54:52
5 puan verdi
Kıymetli Cemre Hanım çok güzel yüreğine sağlık selam ve saygılar
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
26.7.2026 15:10:31
5 puan verdi
Kalıplara sığmayan coşkun bir aşkın dünyadan ebediyete uzanan arınma ve vuslat yolculuğudur.Yüreğine sağlık kalemin daim olsun inşallah.
Etkili Yorum
-Şiir Perisi
-Şiir Perisi, @-siirperisi
26.7.2026 14:46:16
Vay anaamm bu sayfada böylesi elit dizeler, tebrikler olsun günün seçkisine...
hosoglu
hosoglu, @hosoglu
26.7.2026 14:44:49
5 puan verdi
Ey güzel yar nerdesin gözlerim arar seni!
Ayrılık hasretini artık yaşatma bana,
Sensiz bir boşluktayım yüreğim sorar seni,
Hasretimi duymazsan feryadımı duysana.

Bil ki, bana yakışmaz methedersem özümü,
Sevdamı haykırırım esirgemem sözümü,
Kuş misali hafifsem bunun sebebi sensin,
Karanlıkta yüzerken açtın gönül gözümü.
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
26.7.2026 14:37:34
5 puan verdi
Şiir boyunca Divan şiirinin klasik imge kütüphanesinden yoğun şekilde beslenilmiş:
Pervâne ve Şem’ (Alev/Mum): Yanma ve adanma motifleri.
Tîğ (Kılıç) ve Gamze (Yan bakış/Ok): Bağrı delen, sîne-i pür-hûna (kan dolu göğse) yol açan çaresiz aşk yaraları.
Bülbül ve Gül: İmkânsız kavuşma ve ebedî figan.
✒️ Mahlas ve Kapanış
Son dizede yer alan "Cemre yaman" imzasıyla (mahlasıyla) biten bu uzun nefesli çalışma; geçmişin diliyle günümüz duygusunu, gazel formuyla serbest şiirin kuralsızlığını çatıştırarak kendi özgün kulvarını arayan kıymetli bir deneme olmuş. Kaleminize, yüreğinize sağlık.
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
26.7.2026 14:33:04
5 puan verdi
Şiiriniz, divan şiirinin klasik söyleyişini serbest şiirin duygu akışıyla buluşturan özgün bir deneme olmuş. Aruz ve eski Türkçe kelime hazinesini kullanırken her bendin sonunda serbest söyleyişe geçmeniz, metne farklı bir ritim kazandırıyor. "Fânidir mülk-i cihân, bâki kalan sevgidir." düşüncesi ise şiirin manevi omurgasını güçlendiriyor.

Özellikle "Ölçüye, kafiyeye sığmıyor hasretin ateşi, / Serbest bir feryatla sen de bu vîrâna gel." dizeleri, geleneğe bağlı kalırken duyguya sınır koymayan yaklaşımınızı başarılı biçimde yansıtıyor.

Klasik gazel estetiğini modern bir nefesle yorumlayan bu eser, eski ile yeniyi aynı potada eritme çabasını hissettiriyor. Kelime seçiminiz, mazmunlarınız ve lirizminiz dikkat çekici. Kaleminiz daim, ilhamınız bereketli olsun.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL