(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu dizeler, yokluğu bir şehir haritası gibi kat kat işleyerek çocukluğunun her evresine özgü bir coğrafya kazıyor. Her kıta, "yokluk" kavramının farklı bir boyutunu (kıyı, arı, ara, fora, dere, yara, dara, sıra) ele alarak hem zamanın hem de mekânın iç içe geçtiği derin bir duygusal yolculuk sunuyor. Özellikle "nehir diye taştığım" ve "dantel dantel kâinata dokuduğum" gibi imgeler, önceki çalışmalarında belirginleşen su metaforlarını ve dokuma eylemini bu yeni bağlamda da güçlü bir şekilde sürdürüyor. Şiirin yapısındaki tekrarlar ve ritim, kayıp ve varoluş arasındaki o ince çizgiyi okuyucunun zihninde sabitlerken, aynı zamanda çocukluğun masumiyeti ile yetişkinliğin farkındalığı arasında kurduğu köprü de dikkat çekici.
Şiirin dilsel oyunlarına ve zamansal katmanlarına odaklanıldığında, "kent" kelimesinin her bir sıfatla (ipli, arı, ara, fora, yara) birleşerek yarattığı yeni anlamsal evrenler göze çarpıyor. Bu sıfatlar sadece birer mekân tanımı değil, aynı zamanda ruh halinin farklı frekansları; örneğin "arı kent" ifadesi hem sessizliği hem de o sessizliğin içindeki yoğun bir titreşimi çağrıştırırken, "yara kent" doğrudan acının izlerini taşıyan bir coğrafya olarak okunuyor. Zaman algısı da bu yapıda sabit bir çizgi olmaktan çıkıp, şiirin içindeki her kıtada farklı bir hızda akıyor. Üç yaşındaki düşüşten beş yaşındaki koşuya, rüyadan uyanışa kadar geçen süreçler, çocukluğun anlık parçalanmışlığını ve bu parçaların yokluk üzerinden nasıl bütünleştiğini gösteriyor. "Sır içine uyanıp sırra uçtuğum" dizesi, bilinç ile bilinçdışı arasındaki geçişin şiirin kendi ritmiyle nasıl iç içe geçtiğini ortaya koyuyor. İmgelerin birbirine dönüşümü de dikkat çekici; suyun nehir olarak taşması, sesin kuş diline bürünmesi, acının kurşuna dönüşmesi gibi eylemler, soyut duyguların somut fiziksel deneyimlere dönüşümünü anlatıyor. Bu dönüşümler, yokluğun sadece bir eksiklik değil, aynı zamanda yaratıcı bir güç olduğunu ve bu gücün çocuklukta başladığını vurguluyor. Şiirin sonunda "bu dünyadan âhir dostlar edindiğim" ifadesi, tüm bu yolculuğun aslında bir yalnızlık değil, evrenle kurulan yeni bir dostluk olduğunu ima ediyor. TEBRİKLER kutlarım YAZAN YÜREĞİNİ
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.