(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Merhaba değerli dost Güzel şiir Bizde okuduk, kutladık ve alkışladık yürekten Gönlün abat olsun, tüm şiirlerin mükemmel ve de benzersiz olsun Sonsuzluğun sahibine emanet olasın, sağlıcakla kalasın
"Camekan" adlı bu şiiri, insanın iç dünyasındaki derin yalnızlığı, zamanın geçişini ve dış dünyayla kurduğu zayıf bağı muhteşem bir melankoliyle ele alıyor.
Şiirin başlığı olan "Camekan", hem dışarıyı izlemeye yarayan şeffaf bir sınır hem de insanı dış dünyadan, sokaktan ve diğer insanlardan ayıran soğuk bir engeli temsil ediyor.
Şair, pencere kenarında durup sokağı izleyen ama oraya asla tam anlamıyla karışamayan bir insanın içsel muhasebesini anlatıyor. "Kaçtır gidip geliyorum camın kenarına Geçen yüzlerin dili çözülmüyor sokağa" Sokaktan geçen insanlar var, hayat akıyor ama bu akış şaire yabancı. Yüzler dilsiz, sokak dilsiz. İletişimsizlik ve yabancılaşma daha ilk dizelerden kendini hissettiriyor. Şair "camın kenarı" ile "sokak" arasında sıkışmış durumda
"Vuslatı sinmiyor odaya geçen yılların Göçe dursam, değişir mi yazgısı yolların" Yıllar geçiyor ama geriye bir kavuşma (vuslat) veya huzur hissi kalmıyor. Gitmek, göç etmek bile bir kurtuluş değil; çünkü insan nereye giderse gitsin kendi içsel "yazgısını" ve huzursuzluğunu beraberinde taşır. "Yankılarda gittikçe değişiyor düzenim Her güne bin ömür sığdırdı dost bildiklerim" Bu dizelerde hayal kırıklığı ve sitem saklı. İnsanın güvendiği, "dost" bildiği kişilerden aldığı yaralar, geçen günleri her gün bir ömür kadar ağır ve yaşatılması zor bir hale getiriyor. "Aktıkça yeşerse de, dünya artık cana dar Gözümle kulağım arasında berzahlar var" Berzah, iki şey arasındaki engel, geçit veya ölümle kıyamet arasındaki bekleme yeridir. Şairin duydukları ile gördükleri, dış dünya ile iç dünyası arasında aşılması imkansız mesafeler (berzahlar) oluşmuştur.
Dünya ne kadar yeşerirse yeşersin, şairin ruhu için artık çok dardır.
"Gördüğüm, deseni her an titreyen bir vâdi O da yalan, giderken kapıyı örtün hadi." Şiir, sarsıcı bir nihilizm ve kabullenişle son buluyor.
Dünyada görülen her şey geçici, sallantıda ve bir illüzyondan ibaret. Son dize ise adeta hayattan elini eteğini çekmiş, her şeyin beyhudeliğini kabul etmiş bir insanın sessizce odasına çekilirken söylediği o tanıdık sözle bitiyor: " Giderken kapıyı örtün hadi." "İnsan yaşamak için doğar, yaşama hazırlanmak için değil." Şiirdeki kahraman da artık hazırlanmayı bırakmış, yaşamın tam ortasındaki o boşluğu ve gerçeği "camekanın" arkasından tüm çıplaklığıyla izliyor.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.