1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
119
Okunma
sarar beni bir ürperme
fikir tarar gözağrım
incecik bir çizgide
hayat ilahisi
dirliği zamanın
aşıyor tevekkülü
nereye akıyor
raksı şekillerin
külrengi sırçada
canımı yakıyor
nasıl da uzun suyun dili
ıssızım
derine dalan gülüş
ne uyumak ister
ün eder ne de
kim geçse önünden
ona benzer
kim geçse önünden ona benzer
çünkü, -tâkat yaslanır hâcata-
uçsuz bucaksız bir görüş
an algısında düşünmez insan
hangi kapıdan dönüş..
incecik bir çizgide kar başladı
savrulur birazdan, sarar
köşelerden şehri
uğulduyor bak, yükü bizden ağır
belli..
uzlete çekilince kumrular
dağ yeline dokun
fısıltıları topla
soy kabuğunu gövdendeki köklerin
çaya iki karanfil at, hüseyin
uzadı buzlar saçağında evin
epeydir pencereden uzaktı serçeler
ezberi ufka düşürmüyordu
rüzgârın uğultusu
bürünmüyordu dumana dağların
yediveren kuytusu
yontusu iklimine karşı hâtıranın
bırakmak istiyorum
kalsın öylece, sayrısı dünyanın..
zaman aynası;
alnımızda dağınık bir uyku
yağmuru bulutta kuran;
göznurunda hârelenen tutku..
bilinç kesiğinde tipiye duran
ninnilerde dört yanı ayaz
insan ayıran alfabeden
giyinsek hangi rengi
yüreğimiz dayanamaz
gönül özü sarmadan
düşmeden kulak suyuna ezelî hâtıra
idrak dili, tarif eder mi hâli, hüseyin.
Nilüfer Açılan Yıldız
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.