2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
165
Okunma
KANATLARIMI GERİ ALDIM
Bugün fark ettim ki,
Yıllarca en büyük haksızlığı kendime etmişim.
Ruhumu kötü duygularla yormuş,
Kendi ellerimle zehirlemişim.
Hayal kırıklıkları,
Suçlamalar,
Öfkeler,
Kaygılar...
Omuzlarıma yüklediğim bu ağır yüklerle,
Kendi hayatımın en karanlık senaryosunu ben yazmışım.
Bugün geçmişimin karşısına geçtim.
Sessizce gözlerinin içine baktım
Ve yıllardır ihmal ettiğim kendimden özür diledim.
Çünkü öğrendim ki,
İnsanın en büyük dönüşü,
Kendini affettiği gün başlıyormuş.
Ve anladım...
Kendi hikâyemi yeniden yazacak kalem,
Hep benim elimdeymiş.
Artık dünde kalan ne varsa bırakıyorum.
Yalnızlıkları...
Öfkeleri...
Kırgınlıkları...
Bana yük olan bütün anıları...
Şimdi hafiflemiş bir kalple,
Gülümseyerek geçiyorum aynanın karşısına.
Ve aynada,
Yorgun bir kadın değil...
Küllerinden yeniden doğmuş,
Güçlü, ışıl ışıl bir kadın görüyorum.
Omuzlarında görünmeyen,
Ama rengârenk kanatlar taşıyan bir kadın...
İçinde tatlı bir heyecan,
Tatlı bir telaş...
Göğüs kafesinde binlerce kelebek kanat çırpıyor.
Gözlerinden geçmişin yorgunluğu silinmiş artık.
Kendi gökyüzünü,
Kendi umudunu,
Kendi mutluluğunu kalbinde taşıyor.
Sakın o kadının bileklerine demir kelepçeler vurma.
Çünkü tutsaklık,
Uçmaya inanmış bir ruhu durduramaz.
Eğer hayatımda olacaksan,
Kelepçe değil,
Kanatlarıma dokunan rüzgâr ol.
Bırak ruhum özgürce uçsun.
Gökyüzünün sonsuz maviliğinde,
Neşeyle,
Umutla,
Hayatla buluşsun.
Çünkü sevgi,
Bir kuşu kafese hapsetmek değildir.
Asıl mucize;
Gökyüzü önünde sonsuzca uzanırken,
Özgürce uçabildiği hâlde,
Dönüp kendi isteğiyle senin omzuna konmasıdır.
İşte sevgi budur...
Kanatları olduğu hâlde gitmiyorsa bir kadın,
Rüzgârı sende hissediyorsa,
Gökyüzünü senin yanında buluyorsa,
Huzuru senin yüreğinde yaşıyorsa...
O kadın,
Zincirlerle değil,
Sevgiyle kalmıştır.
Ve sevgiyle kalan bir yürek,
Sonsuzluğa kadar senindir.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.