7
Yorum
23
Beğeni
5,0
Puan
111
Okunma
sen şimdi o yolu tek başına lacivert çizgiler olmadan da geçersin
hiçbir mevsiminde turuncu yağmurlar
olmadığı gibi
benim de mavi rüzgarlarım
yok bu şehirde
bazen beyaz sakallarını su’da ıslattığını
ve beyninin hiçbir işe yaramadığını düşünüyorum
telefonda çok konuşuyorsun mesela
hep geç kalır gibi yapıyorsun
kitabı yarıda bırakıp orgazm
sesleri çıkartıyorsun
(su dökesim geliyor ahizeye )
inanmak istediğim şeyler olabilir
aklın iki dudağunın arasında mekik dokuyorsa
acilen kalbinin yerini değiştir
belki siyah bir delik açılır göğe
bir yağmur başlar
o an esmer bir kelimeyi hızla sokuyorum
içlik cebime
"sen burda bekle! "
belki yarına yeni baharlar bulursun
belki öğeenirsin
o ilk çizgiler yerleştiğinde yüzüne
ve küçük nehirlerin
büyük denizlerden tek farkı var
denk düşmek iki çiçeğe
benim omurgam karnımdan büyük güvercinim
kanat takıp baykuş olmak istiyorum
bu yüzden
ve hala konuşurken üstünde rahatça koşamadığım bir çocukluğum var
böyle yürüyünce sızlıyor
arada bir okşa istiyorum onu ve karnımı
ne de olsa beni kalın dudaklı bir bahar
akşamı doğurmuş annem
böyle, bağıra
bağıra
o yüzden şeker portakalına benzetirler beni çoğu zaman
şimdi içimin içine yazdığı bu şiir
kaç zarftan kaç harf olarak çıkar sana ufalanmış olarak
bilemem
bilmek de istemem
neticede serçe parmağımla bir kuşun resmini çekebilseydim
böyle bir şiirin üstünü karalamaktan vaz geçerdim
ve soğuk bir mermer taşında tek ayak beklemezdim kimseyi
sen hiç fesleğenleri ağlarken gördün mü?
yalan olmasın
ben görmedim...
Fruze Özge
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.