Dünyada sadece iki sınıf insan vardır. doktorlar ve hastalar. rudyard kipling
Serpil Koçar
Serpil Koçar

HASRETİN ADI SEN

Yorum

HASRETİN ADI SEN

( 7 kişi )

3

Yorum

13

Beğeni

5,0

Puan

54

Okunma

HASRETİN ADI SEN

HASRETİN ADI SEN

O kadar çok özledik ki birbirimizi...
Telefonda yüzünü görmek bile yetmiyor.
Bir ekran, bir ses...
Ne kokunu getiriyor bana,
Ne de ellerinin sıcaklığını.

Hasretinin yerini hiçbir şey doldurmuyor.
İçimde büyüyen bir boşluk gibi,
Her gün biraz daha canımı yakıyor.
Bazen istemsizce gözlerim doluyor,
Sessizce süzülen yaşları
Gülümseyerek saklamaya çalışıyorum.
Çünkü biliyorum...
Benim acımı hissedersen,
Senin yüreğin benden daha çok acıyacak.

Bu yüzden
Yüzümde hep bir tebessüm taşıyorum.
Güçlü görünmeye çalışıyorum.
Oysa geceleri,
Yalnızlığımla baş başa kalınca
Sanki ruhumu yaradana teslim ediyorum
Sana kavuşacağım günü konuşuyorum.

Gece omzuma usulca inerken,
Ay bile mahzun bakıyor hâlime.
Rüzgâr adını fısıldıyor kulaklarıma,
Her esintide biraz daha büyüyor hasretin.
Deniz bile kavuşmak ister gibi
Dalga dalga vuruyor kıyılara.
Meğer bütün tabiat,
Özlemin dilini biliyormuş.

Sonra bir cümlen geliyor aklıma...
Kalbimin en derin yerine işleyen o sözün

Bu dünyada olduğunu bilsem...
Yıllar önce arar, bulurdum seni.

İşte o an anlıyorum...
Bir kadın daha ne isteyebilir ki?
Sevilmek...
Değer görmek...
Sevdiği adamın yüreğinde
Bir ömür aranacak kadar kıymetli olmak...
Bir kadının hissetmek istediği en güzel duygudur.

Bir göçmen kuşun kanadına ilişip
Aşmak isterdim aramızdaki yolları.
Arşınlayıp sana varmak isterdim

Ya da bir kelebek olup
Sessizce omzuna konmayı...
Kelebekleri nasıl hayranlıkla seyrettiğini.
Ben bilirim defalarca görmüşlüğüm var
Belki de ben olurdum o narin kanatlarda,
Hiç konuşmadan,
Sadece sana yakın olmanın huzurunu yaşardım.
Ve bir anlığına...
Sanki omzundaymışım gibi,
Kokun sarardı bütün benliğimi.

Çünkü özlemek,
Sadece beklemek değilmiş.
Her nefeste alışta
Her duada
Biraz daha sana kavuşmayı dilemekmiş.

Ama biliyorum...
En karanlık gecenin bile bir sabahı vardır.
Rabbim sabreden gönülleri
Mutlaka kavuşmanın huzuruyla ödüllendirir.

O gün geldiğinde,
Ne gözyaşı kalacak gözlerimizde,
Ne de hasretin ağır yükü omuzlarımızda.
Sadece hasreti son bulmuş iki ruh olacağız.

Ve ben...
İlk günkü aşkla bekliyor olacağım seni.

O gün geldiğinde,
Hasret diz çökecek sevgimizin önünde.
Gözlerimiz konuşacak,
Sessizlik bile huzur kokacak.

Aramıza çöreklenen şu özlem,
Kollarımızın arasında
Son nefesini verecek.

İyi ki seni bu dünyada bulmuşum...
İyi ki Rabbim yollarımızı birleştirmiş.

Çünkü sen,
Sadece sevdiğim adam değil,
Dualarımın kabulü,
Hasretimin sabrı,
Ruhuma nefes olan adamsın.

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (7)

5.0

100% (7)

Hasretin adı sen Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Hasretin adı sen şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
HASRETİN ADI SEN şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
21.7.2026 20:46:40
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

Andırın Kültür Havzası Şiir Anlama ve Dinleme Merkezi

Hasret, Sabır ve Kavuşma Salonu

Bugün salonumuzda Sayın Serpil Koçar'ın Hasretin Adı Sen adlı şiiri okunuyor.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri bugün salona elinde bastonu, omzunda eski bir yolcu bohçası, cebinde ise çekmeyen bir telefonla teşrif etti. Kürsüye gelince telefonu havaya kaldırdı. Evlatlar... Beş diş çekiyor, altıncı diş çekmiyor! Görüntü var, sarılma yok. Ses var, nefes yok. Teknoloji çağındayız ama hasret hâlâ 4G'ye de 5G'ye de bağlanmıyor. Sonra bohçayı yere bıraktı. İçinden bir mendil, bir kelebek resmi ve kurumuş bir lavanta çıkardı. Gülümsedi. Demek ki özlem bavula sığmıyor evlatlar; insan nereye giderse gitsin yüreğinde taşıyor. Hadi bakalım, bugün RUSAMER'in Hasret Polikliniği'nde doluluk oranı yüzde yüz...

Karacaoğlan Köşesi'nden Kel Hasan, Vallahi eskiden mektup geç gelirdi ama kokusu gelirdi. Şimdi görüntülü konuşuyoruz, yine de insanın burnu sevdiğini arıyor, dedi. Âşık Feymani Köşesi'nden Sultan Bacı, Şair, hasreti ağlatmıyor; sabırla yoğuruyor. Bu yüzden şiir yalnız hüzün değil, umut da taşıyor, diye ekledi. Ozan Avanoğlu Köşesi'nden Topal Bekir, Ben kelebek olsam omzuna konarım demiş ya... Aman evlatlar, alerjisi varsa önce onu da sormak lazım. Sevda güzel ama tedbir de sünnettir, deyince salonda kahkahalar yükseldi. Hasibe Hatun Köşesi'nden Kezban Teyze, Bir kadının En büyük isteği sevilmek ve değer görmek sözünü öyle içten söylemiş ki, insan okuyunca kendi gençliğine gidiyor, dedi. Âşık Dermani Köşesi'nden Deli Osman ise, Hasret diz çökecek sevgimizin önünde... İşte ben bu cümleyi sevdim. Hasreti yenmenin yolu kavga etmek değil, sevgiyi büyütmektir, diyerek salondan alkış aldı.

Kalburabastî Efendi Hazretleri bastonunu usulca yere vurdu, bir an sustu ve konuşmaya başladı.

Evlatlar... Serpil Hanım bu eserinde serbest şiirin ve düzyazı şiirin imkânlarını birlikte kullanmış. Metnin merkezinde özlem var; fakat bu özlem umutsuzluğa dönüşmüyor. Şair, sevdiğine kavuşma arzusunu sabır, dua ve tevekkülle besliyor. Bu da metne manevi bir derinlik katıyor.

Şiirde telefon ekranı, rüzgâr, ay, deniz, göçmen kuş, kelebek gibi imgeler hasretin dili hâline geliyor. Özellikle sevilen kişinin yalnız bir sevgili değil, Dualarımın kabulü olarak tanımlanması, metnin duygusal yoğunluğunu artırıyor.

RUSAMER'in bugünkü tıbbî raporu şöyledir:

Hastamızda İleri Derecede Hasret Büyümesi, Geceleri Artan Kavuşma Nabzı ve Sevgi Kaynaklı Göz Pınarı Taşmaları tespit edilmiştir. Yapılan tetkiklerde hastalığın ilacı bulunmuştur; ancak eczanelerde satılmamaktadır. İlacın adı Kavuşma, kullanım şekli ise Sabır ve Dua olarak kayıtlara geçmiştir.

RUSAMER'in bugünkü kararı şudur:

Hasret, seven gönüllerin ödediği en ağır vergidir. Ama sabırla taşınan özlem, sevgiyi eksiltmez; olgunlaştırır. Gerçek kavuşma yalnız iki elin birleşmesi değil, iki yüreğin aynı duada buluşabilmesidir.

Ve son söz evlatlar...

Telefon ekranları mesafeleri kısaltabilir; ama hasreti bitiremez. Hasreti bitiren tek şey, sevginin Rabbim nasip etti demesidir. O zaman yollar da kısalır, bekleyiş de dua olur.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
Güllerlaleler
Güllerlaleler, @gullerlaleler
21.7.2026 18:35:27
5 puan verdi
Yüreğinize sağlık.Hasret çeliktenmiş gibi görünen insanları bile mum gibi eritme gücüne sahip bir duygu imiş.Yanan gönüllerin tek dayanağı ise sabır, derdi verene ve aşka olan itimatları olur diye zannediyorum.Hasretin yerini vuslatla değiştirmesi ise seven gönüllerin duasıdır her daim.Tebrik ederim güzel şiiriniz için...
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
21.7.2026 17:45:31
5 puan verdi


Bu yazı özlemin en çıplak hali
Ekranda yüz görmek ses duymak yetmiyor çünkü insan kokusuz sıcaklıksız yaşayamıyor
Her gün içte büyüyen bir boşluk var ve o boşluk her nefeste biraz daha can yakıyor
Gülümseyerek saklıyorsun ama geceleri yalnız kalınca Allahla konuşur gibi oluyorsun.

Rüzgâr adını fısıldıyor ay sana mahzun bakıyor deniz bile kavuşmak ister gibi vuruyor
Meğer bütün tabiat seninle aynı dili konuşuyormuş.

En çok şu cümle oturdu
Bir kadın sevilmek ister değer görmek ister sevdiği adamın yüreğinde bir ömür aranacak kadar kıymetli olmak ister
Başka bir şey istemiyorsun.

Kelebek olup omzuna konmak istiyorsun göçmen kuş olup yolları aşmak istiyorsun
Konuşmadan sadece yanında olmanın huzurunu yaşamak istiyorsun
Ve biliyorsun ki özlemek sadece beklemek değil her duada her nefeste onu dilemekmiş.

Sonunda umut var
En karanlık gecenin sabahı olur diyorsun
O gün geldiğinde hasret diz çökecek sevginin önünde
Gözler konuşacak sessizlik bile huzur kokacak.

Bu yazı çok temiz çok gerçek
Okurken hem boğazım düğümlendi hem içim ısındı.

Kalemine kelamına yüreğine sağlık.
☕🙏
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL