14
Yorum
24
Beğeni
5,0
Puan
250
Okunma

Kara Tren
Bir tren istasyonundayım…
Kara tren dedikleri bu muydu gerçekten?
Bu kadar karanlık mıydı gidişler,
Bu kadar dumanlı mı ayrılıklar?
Göğe yükselen o siyah duman,
İçimde birikenleri mi anlatır
Yoksa senden kalan suskunluğu mu?
Ben hiç trene binmedim…
Oysa seninle binecektik,
Bir pencere kenarında
Hayalleri paylaşacaktık.
Raylar uzayıp giderken
Elim elinde olacaktı,
Ve ben ilk defa
Bir yolculuğa ait hissedecektim kendimi…
Olmadı.
Şimdi bir yolculuğa çıkıyorum,
Tek başıma.
Kimsenin olmadığı,
Zümrüt yeşili dağların sakladığı bir yere…
Orada kendime yeni bir hayat kuracağım.
Adını kimsenin bilmediği,
Geçmişimin beni bulamadığı bir hayat.
Bir veranda olacak belki,
Sessizliğe yaslanmış…
Ben oturacağım,
Gökyüzünü izlerken kendimi dinleyeceğim.
Yıldızlar dökülecek gecenin koynuna,
Ben içimden geçenleri
Onlara fısıldayacağım.
Semaverimde çayım demlenecek usul usul,
Dumanı göğe karışırken
Ben anıları yudumlayacağım…
Kah gözümde bir damla yaş,
Kah dudaklarımda yarım bir gülümseme.
Çünkü mazi…
Bazen içimi ince ince sızlatır,
Bazen de hiç ummadığım bir anda
Gülümsetir beni.
Zaman…
Ne tam düşmanım, ne dostum.
Ama ben,
Onun ılık nefesinde var olmak istiyorum.
Yorgunum…
Bir hamalın sırtındaki yük gibi
Yıllar çökmüş omuzlarıma.
Bazen zaman,
Hiç beklemediğim bir anda
Üzerime çullanır gibi çullanıyor.
Nefesim daralıyor,
Kalbim eski bir sızıya yaslanıyor.
Ama yine de…
Bu yolculuk bir kaçış değil.
Bu,
Kendime varış.
Bir tren kalkıyor şimdi içimden,
Dumanı geçmişe,
Rayları geleceğe uzanıyor.
Ve ben…
İlk kez
Kendi hayatıma biniyorum.
5.0
100% (16)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.