0
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
73
Okunma
Sessizce çekileceğim vakti geldiğinde.
Önce gölgem ayrılacak duvarlarından,
Dağılacak sesim sabahın buğusundan.
Göğün en sessiz yerine bırakıldı yüzün,
Öğrenemeyecek kalbin senden vazgeçtiğimi.
Kaybolacak zamanın girdabında izlerim.
Fırtınaların erişemediği bir menzilim.
Sessizce çekileceğim vakti geldiğinde.
Bir yaprak düşecek avuçlarına,
İç çekişlerinin arasından.
İnce bir yankı sinecek.
Adımı anmıştır kalbin bir yerlerden,
Ürpertiyle geçecek üzerinden.
Sebebini aramayacaksın.
Gamzelerinden devşirecek karanlık.
Unutamayacağın kadar tanıdık.
Sessizce çekileceğim vakti geldiğinde.
Uyanmayacak yokluğuma gözlerin,
Bir vedanın ağırlığında eriyecek tenin.
Çökecek ensene yılların gölgesi,
Yükümü hafifletsin diye sevdim omuzlarını,
Merhem olsun diye içtim acılarını.
Belleğinden silinecek ismim.
Bütün yolları sessizliğe çıkan bir odada,
Nefesim bile yabancı kalacak sana.
Sessizce çekileceğim vakti geldiğinde.
Yıldızlar döküldüğünde gecenin koynundan,
Süzülürken ömrüm anıların arasından.
En parlak ışıkta saklı kalacak adın.
Susamış bir misafir gibi oturacak hasret,
Bir akşam vakti yanına.
Acı bir keder salınacak yüreğinin tam ortasında,
Kalbinin derinlerine dökülen duâlarda.
Sessizce çekileceğim vakti geldiğinde.
Sevmenin uzun yolculuğunda.
Bir gün sebepsizce gülümserken,
Hüzün geçecek kalbinin kıyısından.
Fark edilmeyecek belki o an...
Bir mutluluğun içinde eriyip gidecek yokluğum.
Gördün, korkusuz öğrendi gidişleri ruhum,
Nereye dönsem savrulan...
İzlerin düşünce zamana, durulan.
Sessizce çekileceğim vakti geldiğinde.
Silinse de ismim zamanın avuçlarında.
Uzak düşse de ömrüm ömrüne.
Geceye karışan o sıcaklık,
Adı konulmamış bir duâ gibi.
Dolanacak etrafında.
Bir umut geçerken içinden,
Işığa benzeyen huzur kalacak geriye.
Yıldızların sönmeden şafağa bıraktığı,
Son aydınlık gibi gizlice...
Eylül Meral YAĞMUR
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.