2
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
57
Okunma
Tenha diyarlara sürüm sürgün,
Üşüdü avuçlarımda yetim baharım.
Değmeden rüzgârına, savruldu külüm.
Eğildi dizlerime susan ezgiler,
Yorgun kıyamlar giyindi mahşer bakışım.
Dönmeden yürüdü bir ömür izler.
Mühür vurdu geceler bu son alkışım.
Dök göğümü feda olsun gündüzüm gecem.
Yürüsün gönlünün didelerine gölgem.
Vakitler kırılsın avuçlarımda.
Toprağı uyuttu o akşam yağmur,
Sarılırken perdeler puslu camlara.
Gül, kokusunu unuttu.
Rüzgâr, adını susturdu.
Talan cemrelerim revan ayaklarına.
Zemheri giyinsin dallarım.
Yolunu şaşırsın mevsimler.
Cemrelerim omuzlarımda,
Bir yıldız eksilsin fezâdan,
Eğilsin sabrım karartsın fikrimi..
Bir kandil yaksın tuzağından.
Kırık saatler geçti zamanlarımdan.
Eski bir dergâh kapısında bekleyen derviş.
Göğsümde mühürlü odalarda bekleyiş.
Dilim sağır, lâl bakışlarım.
Âmâ adını pelteleyen dudaklarım.
Kirpiklerime uyanan geceler boyu,
Secdeye varan menzildir rüyalarım.
Kırıldı göğün göğsünde bekleyen nidâlar,
Çağırmadı gözlerim yüzünü.
Kapanıyor içimde açılan kapılar,
Eşiğimde dolaşıyor mahçup duâlar.
Silkelendi dilimde yitik heceler,
Büyüdü söylenmeyen cümleler
Hasretin gölgesi uzuyor ömrüme.
Varmadan daha dudaklarıma harfler.
Biçare ruhum dolaştı suskun avlularda.
Karardı şafaklarım ufkun koynunda.
Çözülmeyen düğümlerle örülü geceler,
İç çekişlerimin dimağında ağırlaşan kandiller.
Avutulmuş secdeler düşüyor alnıma,
Rahmet dökülüyor avuçlarıma.
Suya değmemiş gibi bulansın kederin,
Şafağın kucağına sarılsın zifirin.
Çözülmeyen kilitler taşır nefesimi.
Çatladı sessiz aynasında gecenin,
Kıyamda bekleyen tövbeler misâli.
Eylül Meral YAĞMUR
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.