11
Yorum
28
Beğeni
5,0
Puan
274
Okunma
Bir kelime gelir,
Ömründen kopar, düşer önüne.
Eline kalemi aldığını,
onu yazdığını sanırsın;
Meğer o seni
kendi hikâyesine çağırmıştır.
O vakit ne kafiye ararsın,
Ne gösterişli sözler.
Yalnızca gönlünün kapısını aralarsın;
Gerisini şiir
Şair olmak;
Çok söz bilmek değil,
Bir çiçek açarken
Gizemli halini yakalayabilmek
tomurcuklarından patlarken duyabilmek
Bir yaprağın düşüşünde ömrü,
Bir insanın gözlerinde saklı mevsimleri
Okuyabildiğin gün,
Kalem avucundan çıkar.
Bir dere olup akmaya başlar.
Sen yalnız kıyısında yürürsün.
Mısralar,
Uzak bir dağdan kopup gelen su gibi;
şiir olur, çağlamaya devam eder.
Kimse onu çağırmaz.
Vakti gelince kendi yolunu bulur,
Geçtiği her yüreğe
Biraz gökyüzü bırakır.
Bazen sen şiiri yazmazsın.
O kendini yazar
O vakit anlarsın;
asıl söz, kalemin ucunda değildir.
Sabahı bekleyen tomurcukta,
Denize kavuşmak için
taşlara sabreden suda,
Göç yolunu şaşırmayan turnada,
susmayı bilen insanın kalbindedir.
Sözler, yazanın değil;
okuyanın içinde tamamlanır.
Yazıldığı yerde değil,
Dokunduğu ömürde yaşar.
Bir gün
Kalemin susar belki...
Ama şiir susmaz.
Bir gönülden ötekine yürür;
Yazıldığı yerde değil,
Dokunduğu yürekte
Kendini yeniden yazar.
5.0
100% (18)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.