2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
59
Okunma
Gönül dağımın yamaçlarında,
baharı bekleyen çiğdem çiçekleri gibi
saklı bir hasretti seni özlemek.
Saçlarına akşamın en kızıl vaktini bağlamıştın;
göğün utangaç yangınından aldığın şalı
omuzlarına indirirken
bir sevda şiiri koptu içimden.
Güneş guruba elveda deyip kaybolurken
zaman bir anlığına nefesini tuttu
ve dünya,
seninle var olduğum kadar gerçek oldu.
Adını rüzgâra sordum;
bilmez sandım,
meğer en çok o tanırmış seni.
Duymaz sandım,
meğer en derinden o duymuş seni.
Kaybolur sandım,
oysa en çok o saklamış;
kalbimin sana nasıl çarptığını anlamış.
Bir suskunluk kondu omuzlarıma o an,
adı konmamış bir duanın
eşiğinde durur gibi…
Uzak dağ köylerinde yanan
tek tük ışıklar gibi
bir yalnızlık indi içime;
toprağı çatlak, susuz ve ürkek.
Kalbinden sevgin değdi toprağıma,
bir anda başaklar verdi.
Ezelden mühürlü
bir yazma bağladın alnıma.
Eyvallah dedim düşen payıma,
ve o yüce sevgi düştü alın yazıma.
Seninle başladı yarım kalan şiirler,
anlam buldu yazılan tüm kelimeler.
Omzuna bıraktığın yazmana rüzgâr değdiğinde
bir dağın yamacında açan gelincik sanırdım seni.
Her mevsimde yeniden meltemi olan bahardın.
Geçtiğin her yere gül yaprakları bırakırdın.
Alyazmalım,
sevdanı su gibi döktün avuçlarıma;
ben o sudan bir deniz yaptım içimde.
Kıyılarımda adını dalga dalga çoğalttım.
Bilirim, vuslat bize eksik harflerle yazılmış.
Belli ki yıldızlar bile utangaç bu sevdaya.
Olsun… Ben seni
sadece adı sevgi olan bir duyguyla sevmiyorum;
kendi içimde büyüyen
bir evren gibi taşıyorum, büyütüyorum.
Ben seni öyle seviyorum…
Öyle seviyorum işte…
Bir denizin kıyıyı sevdiği gibi seviyorum;
her geri çekilişimde
daha büyük bir dalgayla.
Kalbin kalbime çarpa çarpa seviyorum
ömrümün son nefesine kadar.
Bu sevda bitsin istemiyorum.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.