1
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
47
Okunma
Gözünden dökülen her damla yaş,
Alev toplarına dönüşür bir gün.
Her şey acı çekmeye başlar;
Dağ, taş
dayanamaz mazlumun sessiz çığlığına.
Kibir kulelerinden zafer çığlıkları,
Kazandım naraları duyulur.
Bilmez ki mezarlar nice zalimlerle doludur;
Fani dünyanın hesap yolculuğu uzundur.
Gün gelir, yaptığın her kötülük çıkar karşına.
Kul bilmez, bilmez aldanır.
Bir gün herkes
en acı çektirdiği yerden hırpalanır...
Gönül kalelerini yıkmak için
Ömrünü kötülüğe mi harcadın
Garibin gözyaşını dökmek için
Hangi zalimin kan havuzunda yıkandın
Hey vicdansız, gözünü hiç kırpmadın;
Masum, tertemiz bir sineye
Zehirli mızrağını sapladın.
Hesabını Allah sormaz mı sandın
Kendine de mi acımadın
Mazlumun vahı var, eyvahı var;
feryâdı var, duyanı var.
İki cihanda ahı var...
Vicdanı yakan bin türlü hâli var.
Kır, dök; böyledir hayat diye kim öğüt verdi
Doğduğunda sol kulağına kötülük,
Sağ kulağına zalimlik mi üflendi
Hüzün gözyaşları yere düştüğünde
Kalp yanar, yer ağlar, gök ağlar.
Bir mazlumun ahı tüm dünyayı yakar.
Niyazla, figanla seslendik,
Hiç mi işitmedin, duynadın
Yalvardık, yakardık; anlamadın
Hey zalim, nedir bu yaptığın
Farkında değilsin gafletin, ahın;
Gönül Kâbe’sidir yıktığın...
Yaşattığını yaşamadan kimse ölmezmiş...
Kazandım diye mi seviniyorsun ey zulüm
İyiler defterinde adının üstü çizilmiş;
Mızrabın dokunduğu her telden
Adına beddua tütükleri söylenmiş.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.