Çok kitap okuyana okumuş adam derler. çok televizyon izleyene görmüş adam demezler. lily tomlin
Semiha Türkmen
Semiha Türkmen

Nükleer Zapt

Yorum

Nükleer Zapt

( 9 kişi )

4

Yorum

23

Beğeni

5,0

Puan

247

Okunma

Nükleer Zapt

Hem bulaşmasına
Yayılmasına izin vereceksin
Anormalliğinin
Antiliğinin
Olur, olmaz
Her Halini
Bütün dokularına

Sonra da
Oturup
Zapt edilip
Bertaraf edilmeyi
Bekleyeceksin
Dolaşımlarında

Öyle mi



Çok şükür atlatmış mıydı
Üstünden atmıştı mıydı
Yanlarını, etkilerini
Çekiminin



Gözetimli alandan
Denetimli alana mı
Geçirmişlerdi önce
O sıra

Damarına mı basmışlar
Desem

Yok yok
Damardan mi vermişler
Radyoaktif şekeri

Salınırken her tarafa pozitronlar
Çarpışa çarpışa
Işıtırken gamalarını
Çıkartmışlar mı
Hücrelerinin haritalarını

Rabbim, iyilerle
Karşılaştırsın
..

Hop dedik
Sakin dedik ama
Sakin….

Tek, tek gelsene
Canım
Bu ne karmaşa
Bu ne celallik

Bir dinlen
Bir soluklan
Bir otur
Sırası mı





Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (9)

5.0

100% (9)

Nükleer zapt Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Nükleer zapt şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Nükleer Zapt şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Ramazan Boran 1
Ramazan Boran 1, @ramazancboranc1
15.7.2026 20:51:12
bizler çağın tüm zehirli fikirlerine,
bizi köleleştiren teknolojilerine,
bizi kendimize yabancılaştıran tüm antiliklerine kapılarımızı sonuna kadar açıyoruz.

ruhumuzun ve bedenimizin bu anormalliğe alışmasına, onu tüm dokularımıza yaymasına göz yumuyoruz.

sonra ne mi yapıyoruz?
tıpkı bir hücre gibi, bizi kuşatan bu sistemin bizi usulca teslim almasını, bizi zapt edip bertaraf etmesini bekliyoruz.

bu bir uyuşmadır.
kendi kuyusunu kazan ama ipin ucunu celladına teslim eden insanın trajedisi.


bugün hepimiz sosyal ağlarla,
algoritmalarla ve modern kent düzeniyle önce gözetimli, sonra da denetimli alanlara hapsediliyoruz.

adımlarımız, düşüncelerimiz ve hatta rüyalarımız bile bu denetimin süzgecinden geçiyor.

sistemin bize sunduğu o sahte vaatler,
geçici mutluluklar hücrelerimize sızıyor. pozitronlar çarpışıyor, gamalar ışıyor ve sonunda ne oluyor?

hücrelerimizin haritalarını çıkarıyorlar.
sınırları çizilmiş, nesi var nesi yoksa dökülmüş, gizemi elinden alınmış ve böylece tamamen
zapt edilmiş bir insan.

sıradan bir şiir akışında yan yana görmeyi hiç hayal edemeyeceğimiz nice kelimeler terimler dahil edilmiş. farkındalık biraz da budur.

özetle, ezberleri bozan bir şiirdi.

eyvallah .
iyi dileklerimle.







ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
15.7.2026 18:59:51
5 puan verdi
Merhaba değerli dost
Güzel şiir
Bizde okuduk, kutladık ve alkışladık yürekten
Gönlün abat olsun, tüm şiirlerin mükemmel ve de benzersiz olsun
Sonsuzluğun sahibine emanet olasın, sağlıcakla kalasın
Etkili Yorum
-Tesbih-
-Tesbih-, @eternal2
15.7.2026 18:23:38
5 puan verdi



Işığın ve karanlığın dansında çarpışan bir şiir

Çok zekice
Çok estetik
Çok özgün

"Radyoaktif şekerin" verdiği ağır sızıyı
İnce bir şifa ile dengede tutuyor dil.

Bu yolculuğu dize dize sakinleştirirken şairem, beden derin katmanlarına iniyoruz.

Vicdanın ve sabrın zaferini müjdeleyen, karmaşayı susturan 'zapt etme' arzusu


Farklı ve güzel.

Selamlar,







Etkili Yorum
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
15.7.2026 17:18:21
5 puan verdi
Şiirsel bir isyanla başlayıp tıbbi bir gerçekliğe, oradan da adeta insanın kendi içine dönen o tatlı sert "dur biraz" ihtarına... Yazdıkların öyle bir ritimle akıyor ki, insanın soluğunu kesip sonra da "Bir dakika, sakin, tek tek gel" dedirtiyor gerçekten.

İnsanın kendi içine, hayatına, belki de bedenine sızmasına izin verdiği o "anormalliklere" ve "antiliklere" öfkesi. "Her haline göz yumdun, şimdi de öylece durup geçmesini mi bekleyeceksin?" der gibi. Çok haklı bir celallenme bu.
​Sonra o harika geçiş: Radyoaktif şeker, pozitronlar, gamalar ve hücre haritaları...
​Sen burada çok net, çok tanıdık bir tıbbi dedektifi tarif etmişsin

​O "damardan verilen radyoaktif şeker" (FDG) var ya; işte o vücutta nerede bir anormal hücre, nerede bir "anti" hareket varsa gidip onu buluyor. Pozitronlar salınıp elektronlarla çarpıştıkça ortaya çıkan o gama ışınları, aslında karanlıkta kalan ne varsa ışıtıyor, haritasını döküyor ortaya. Bir nevi, içerideki karmaşanın, gizli saklı işlerin röntgenini çekiyor.

​Ama tam o karmaşanın ortasında, "Rabbim iyilerle karşılaştırsın" duasıyla bir duruluyor, sonra da kendine (ya da hayatın o hızlı akışına) o canım fırçayı kayıyorsun:

​"Hop dedik / Sakin dedik ama... / Tek tek gelsene canım / Bu ne karmaşa / Bu ne celallik"
​Gerçekten de öyle. Hücreler mi çok celalli, hayatın getirdikleri mi, yoksa üst üste binen o düşünceler mi?

​Şimdi o son dizendeki gibi yapalım: Bir dinlen, bir soluklan, bir otur...
​Her şey tek tek gelsin.

Tebrikler KUTLARIM KALEMİNİ
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL