4
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
144
Okunma
Sabah, dağın ardından doğarken,
Motoru eski bir kamyonetin gürültüsüne,
karıştı kuş sesleri.
Termosumdaki çay hâlâ sıcaktı.
Dün dert ettiğim şeyler,
bu sabah yolun gerisinde kaldı.
Rüzgâr camdan içeri doldu.
Sanki yıllardır tanıdığım bir arkadaş gibi
omzuma dokundu.
"Devam et," dedi,
"Her yol biraz daha kendine götürür insanı."
Kimsenin beni beklediği bir kasaba yok belki.
Ama gökyüzü her akşam aynı cömertlikle
yer açıyor bana.
Bir ağacın gölgesi,
uzakta görünen bir dağ,
bir derenin sesi...
Bazen insanın bütün serveti bunlar oluyor.
Bırak tekerler dönsün.
Toz kalksın ardımda.
Kaybettiklerim geride kalsın,
bulacaklarım önümde olsun.
Bugün de rüzgârla aynı dili konuşacağım.
Yol nereye giderse,
kalbim de oraya gidecek.
Akşam olunca küçük bir ateş yakarım.
Gökyüzü yıldızlarını sessizce dizer.
Elimde eski bir gitar,
bildiğim üç beş akor...
Dünyayı değiştirmeye yetmez belki,
ama içimdeki sessizliği
bir süreliğine şarkıya dönüştürür.
Yarın yine
yeni bir yol çıkar karşıma.
Belki yağmur yağar,
belki güneş yüzüme vurur.
İkisi de güzel.
Çünkü artık biliyorum;
mutluluk, varılacak yerde değil,
yürümekten vazgeçmemekte saklı...
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.