7
Yorum
23
Beğeni
5,0
Puan
190
Okunma
Yine yarım kalan bir dünyanın
gözbebeklerine saklanıyor içim.
"Sus," diyor hiçim, "sus."
Düşmekten korkuyor bulutlar,
korkuyor toprağın terinden.
Bir çatışmanın deminde geziniyor bakışları.
Donuk bir gölgenin ellerinde kül,
ve solmuş bir gül düşüyor
boylu boyunca adımlarının izine.
Bir mahzenin en karanlık dilinden
güneşe selam,
dese de, diyemese de...
Gıcırdayan seslerin
hangi basamağında unutulduğunu,
unutmasa da, unutsa da...
Ağır zamanın maskelenmiş ritmini
bozuyor kalp atışları.
Şışş...
Burada zaman küflü bir rüya.
Her sahne kendine soyunan bir ateş.
Alevlerin susayan yanları barikat.
Bir nizamın savrulmayan küllerini
biriktiriyor,
an be an, yaşam.
Dedim ya...
Şışş...
Korkuları uyandırma.
Göğsüne yatırdığı acıları dillendirme.
İçinden hiçe bir mana düşürme.
Ah, kehribar kokulu yollar...
Sunak nehirlerin azameti...
Bir muştu arifesinde,
ölmüş say beni.
Hepsi bu...
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.