0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
16
Okunma
Pardon hanımefendi...
Siz hangi şiirden döküldünüz
bu kâinatın en güzeli olarak?
Nasıl hitap edeceğimi bilemedim.
Ömrümün yıkık dökük geçen bunca zamanında
ilk defa,
zamanın tam ortasında
endamıyla vakte meydan okuyana rastladım.
Siz kimsiniz?
Güneşin tanrıçası mı,
yoksa kutsal kitaplarda adı geçen
o nur yüzlü meleklerden biri misiniz?
Beni yanlış anlamayın lütfen.
Azrail olsanız bile
ölümün kokusunu severek giderim peşinizden.
Siz,
geçtiğiniz tarihlerde iz bırakanlardansınız.
Dokunduğunuz her yerde
sanki cennetin akarsuları çağlıyor.
Yemin olsun,
Rabbim sizi yaratırken
güzelliğin bütün renklerini
avuç avuç yüzünüze serpmiş de,
dünyaya ancak kırıntıları kalmış.
Sizin baktığınız yerde bahar filizleniyor,
gülmediğiniz şehirler
biraz eksik kalıyor sanki.
İnsan sizi görünce
ayna bile utanır kendi yansımasından.
Ay,
ışığını sizden ödünç almış gibi;
yıldızlar,
gecenin alnına adınızı yazıyor.
Ben ise...
Sadece bir yolcuyum.
Ömrünün en güzel manzarasına
ansızın rastlamış bir garip.
Ne sizden bir karşılık bekliyorum,
ne de kelimelerimin yük olmasını istiyorum.
Sadece bilin istedim ki,
bazı insanlar ömrümüze bir kez çıkar
ve bütün şiirlerin anlamını değiştirir.
Eğer güzelliğin bir dili varsa,
o bugün sizin susuşunuzda konuşuyor.
Eğer aşkın bir başlangıcı varsa,
galiba ben
ilk cümlesini
gözlerinizde .
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.