2
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
61
Okunma
bir gecekondu sokağından geçer ömrüm
yalanın kaç lehçesi çıkar gün yüzüne de
gömer giderim buraya sardunyaları
ruhunuz bile duymaz
aldanırsınız
yamalı ceplerimde tuşlu telefon
dövmeleriyle uzar zaman
zifaf geceleriniz olur gündüzün darında
annemin üfleyip dizime vurduğu kara
bir çıbandır
dirseğime kadar aksar o yara
doğum böyle anlarda gelir
ardınızdan ne toz, ne bir iz kalır yağmurdan
gök çatırdar da kopmaz üstümüze
yine de dünya
sırtıma merhametti yumruklayan gözleriniz
uykusuzluğun resmini fırlatır
atar sokağa
öfke batar ellerinize
kapanır su
bir dolu fırtına akar içinden
kimseye benzemez şiir aslında
(şairliğiniz de işte bu kadar)
kalabalık çarşıları bu yüzden sevmem
sevemen kan kaybetmiş
iyi bir annenin göz yaşlarını
ne zaman uğrasam ve dökülsem evinize
o ilk günkü ağrı
o ilk günkü çığlığı yarasaların
ve bunca inancın utancı akıp
giderken kirli nehirlerden
rastgele sektirdiğim taşlardan sonra
ihanetle beslenen ten etime batar
*
bu bir kamuoyu spotudur;
öyle göğsümüzü gere gere
övmeyin beni
şiir daima kötü şairlerin yasını tutar.
Fruze Özge
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.