10
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
239
Okunma

Dün adaleti, sadeliği, kul hakkını savunanlar;
Bugün başörtüsünü aksesuar, namazı spor yaptılar.
Orucu diyete, haccı turizme feda edip,
Din kılıflı yepyeni bir dünya yarattılar.
Hayatı tanzim eden o yüce ahlak nizamını,
Lüksü ve israfı aklayan bir pazara sundular.
Taylandlı masöze türban takıp "helal" diyerek,
Kendi suçlu vicdanlarını sinsice avuttular.
Ne de olsa kural belli, kaçış yok bu kahırdan:
"İnandığı gibi yaşamayanlar, yaşadığı gibi inanırlar."
Bu sonradan görme sosyete, bu vahşi kapitalizm,
Mukaddes ne varsa emip, içini boşalttı dinin.
Alın teri dökmeden cebe konan haram para,
Görgüsüzlük seli oldu, dışa taştı her yerin.
Kutsal sembolleri lüksün ve iktidarın kalkanı yapanlar,
En büyük darbeyi yine o değerlere vurdular.
Şatafata tapan bir toplumun iflası kaçınılmazdır artık,
Bu trajedi ortak; faili sadece "Allah ile aldatanlar" değil,
O aldatılmaya dünden razı, gönüllü olanlardır!
Yazıklar olsun! Yetmişlerin o kendi halindeki temiz insanını,
En samimi Müslümanı bile soğuttular bu dinden.
İnancı çıkmaz bir sokağa mahkum edip,
Koca bir toplumu vurdular en hassas yerinden.
Şimdi bu karanlık cendereden kurtulmanın tek bir yolu var:
Kur’an’ın o ilk, o unutturulan emrine dönmek!
Durmadan, bıkmadan, uyanmak için "OKU!"mak,
Okuyup aydınlanarak hakikati haykırmak, artık her vicdanın borcudur.
Bedri Demirpençe
5.0
100% (16)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.