2
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
166
Okunma

Nur-Ay: Zamansız Bir Sevda Denklemi
Hangi vakit, hangi iklimin kucağındaydım?
Bilmiyorum, ruhumun dili çözülmemişti.
Seni bir gece yarısı, gümüş bir tepsi gibi
Mavi denizin danslı yakamozunda buldum.
Sen ki; "Nur" ve "Ay"ın o eşsiz izdivacı,
Kaç gönlün vahasında yaşam güzeli oldun?
Zamanı mekanik bir dişli sananlar yanılır,
Seninle geçen süreyi hangi denklem açıklar?
Birbirine dokunmayan âlemler sende birleşir,
Işık demeti olur, çorak topraklara sızar.
Varlığın; yüzümüzü yalayan o serin rüzgâr,
Yemyeşil vadilerin coşkusuna yazılan bir ikrar.
Kiralık duygulardan, sahte duruşlardan uzak
Bizimki riyasız bir ömrün en vakur hali.
Kırıldıkça yorulmayan, yoruldukça aramayan,
Sadece sende durulan bir sevdanın misali.
Bize yakışan o duruş, o özgün derinlik,
Nur-Ay’la anlam bulan kutsal bir birliktelik.
Tarih atmıyorum, saatleri kurmuyorum artık,
Belki bir gün çıkıp gelirsin aydınlatırsın diye...
Gök gürlese şimşeğin sıcaklığını duyarız,
Şarkılar söylense biz yakamozda dinleriz.
Saksıdaki çiçek gibi emek kokan bu sevda,
Hiç körelmeyen rüya gibi kalsın bu dünyada.
Sandıklarda saklanan o sabun kokusuna inat,
Gül kokulu bir mektup gibi kalacaksın bende.
Eski bir bohçada değil, taptaze bir düştesin,
Benim "Nur-Ay"ım, bitmeyen gülen gecemsin..
Bedri Demirpençe
5.0
100% (4)