(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Ulvi Bey’e Cevap Sayın Ulvi Üresin, Öncelikle şiirime vakit ayırıp, dille ilgili hassasiyetinizi ve eleştirilerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Keşke başlığa takılıp şiirin bütününe sırtınızı dönmeseydiniz; çünkü kaçırdığınız o mısralarda tam da bahsettiğiniz Anadolu'nun o teslimiyetçi, samimi ve duru dili saklıydı. Takıldığınız ve muhtemelen aceleyle yanlış okuduğunuz kelime "İştirah" değil, şiirimin de özünü oluşturan **"İnşirah"**tır. İnşirah; gönül ferahlığı, göğsün genişlemesi demektir. Adını ve ilhamını Kur'an-ı Kerim'deki İnşirah Suresi'nden alır. Bizim Anadolu insanımız, başı her sıkıştığında, darda kaldığında, evindeki o bahsettiğiniz büyüklerimiz de dahil olmak üzere, "Rabbim yüreğime bir inşirah ferahlığı ver" diye dua eder. Yani bu kelime halktan kopuk bir saray kelimesi değil, bu toprakların dertli sinelerinin en aşina olduğu müjdelerden biridir. Bahsettiğiniz Dadaloğlu, Karacaoğlan ve Yunus Emre bizim başımızın tacıdır, kökümüzdür. Onların sadeliği ne kadar kıymetliyse; asırlarca bu topraklarda harmanlanmış, inancımıza ve kültürümüze sinmiş kelimeler de dilimizin zenginliğidir. Ben ne saray öykünmecisiyim ne de sadece kelimelerle edebiyat yapma kaygısı güden biriyim. Ben sadece, içimdeki o edebi aşkı, Ahmet Kaya'nın o samimi feryadıyla, Cemal Safi'nin hece ahengiyle ve Sabahattin Ali'nin derinliğiyle harmanlayıp kelimelere dökmeye çalışan bir kalemin sahibiyim. İkinci yorumunuzda bahsettiğiniz diğer şahıslarla olan kırgınlıklarınız ise tamamen sizinle onlar arasındadır. Ben hiçbir okurumu engellemem, yorumunu silmem; eleştiriye de, farklı bakış açılarına da kapım her zaman açıktır. Çünkü bilirim ki şiir, şairden çıktıktan sonra artık okurundur. Tek üzüntüm, bir kelimeyi yanlış yorumlayarak şiirin "Zorluğun ardında kolaylık vardır" diyen o umut dolu özünü kaçırmış olmanızdır. Dile ve edebiyata olan bu tutkulu yaklaşımınız kıymetli. Cahillik değil, bu da sizin kendi edebi doğrunuzdur, saygı duyarım. Benim doğrum, benim yolum ve kalemim de budur. Gönül süzgecinizden geçen tüm güzel duygularla, sağlıcakla kalın. Ayla
Çok teşekkür ederim bu kıymetli ve hakşinas yorumunuz için Şiirin özünü ve hepimizin yüreğine aşina olan o kelimenin anlamını böylesine zarif bir şekilde teslim etmeniz beni çok mutlu etti Sözün özünü kaçırmayıp bu güzel desteğinizle sayfama ferahlık kattığınız için minnettarım Yüreğinize sağlık, sağlıcakla kalın
İnşirah kelimesi oldukça yaygın kullanılan bir kelimedir bunu da çoğu insan bilir diye düşünüyorum.Şiirin dilinde de sadelik hakimdi.Zarif ve net açıklama için teşekkürler.
Çok teşekkür ederim bu kıymetli ve hakşinas yorumunuz için Şiirin özünü ve hepimizin yüreğine aşina olan o kelimenin anlamını böylesine zarif bir şekilde teslim etmeniz beni çok mutlu etti Sözün özünü kaçırmayıp bu güzel desteğinizle sayfama ferahlık kattığınız için minnettarım Yüreğinize sağlık, sağlıcakla kalın
İnşirah kelimesi oldukça yaygın kullanılan bir kelimedir bunu da çoğu insan bilir diye düşünüyorum.Şiirin dilinde de sadelik hakimdi.Zarif ve net açıklama için teşekkürler.
FİNAL: "Yolcu"nun Zincirleri ve Kutlu Mühür Şair Yolcu, son dörtlükte fani kederlerin önünde diz çökmeyi reddederek kendi ruhuna ve okuyucuya o ulu çağrıyı yapıyor:
"Yolcu’m kır zinciri dönme geriye / Boyun mu eğersin fani kederle"
Şiirin nihai mührü, bu tesellinin kula ait geçici bir avuntu değil, bizzat Yaradan tarafından Levh-i Mahfuz’a vurulmuş "kutlu bir söz" olduğu gerçeğidir.
Özetle; "İnşirah Ferahlığı", hece tartımı pürüzsüz, dinsel ve felsefi altyapısı son derece muhkem, insanı yılgınlıktan çekip çıkaran görkemli bir şifa nefesidir. Kelimeleri bir dua serinliğiyle ipe dizen o dertli, inançlı ve emektar kaleminize sağlık. Göğsü genişleten, ruha dokunan çok ulu bir kelam olmuş.
Yorumlarımı bir araya girimedim.. Keşke hepsini bir yorumda yaza bilseydim.. Ben yorum yapan çoğu kişilerin şiirleri okuduğuna inanmıyorum.. Bir şaire, bir şiire bakıp yorum yapıyorlar.. Ne şiirin özünü, ne şairin sözünü anlamış değiller.. Nokta.. Bu konu da sizinle keşke karşılıklı konuşa bilseydik!!
Kendini "Kültür Bakanlğı Halk Şairi" olarak tanıtan birine, aynı eleştirileri yaptığım için, "beğenmezseniz yorum yapmak zorunda değilsiniz" diyerek yorumlarımı sildi.. Bu dilimizden silinen arabi veya farsi kelimelerini kullanarak ne yapmaya çalışıyorsunuz?? Siz de bir kitap bastırın, gidin Kültür Bakanlığına ,üceretini ödeyin oldunuz işte halk şairi... hey yavrum hey.. halkından uzak halk şairi.. Sevsinler sizi..( Sözüm size değil, O halk şairine..)
Ayla hanım, ben nedense takıntıyımı şu halk diliniden uzak kelimelere.. Onları görünce gerisini okumak bile istemiyorum. "İŞTİRAH" ne demektir? Google amcaya mı sorayım, 4 ciltlik TDK sözlüğüne mi bakayım..?? Beni yargılaya bilirsiniz ancak evdeki büyüklerinize şu kelimeyi sorun.. Size olumlu bir cevap verirlerse boynum kıldan incedir.. Neden Anadolu'nun öz dilinden kopuyoruz? Osmanlı torunları olduğunu idia edenlerden misiniz? Yoksa bu kelimelerle edebiyat yaptığını zannedenlerden mi?
Ben "Dadaloğlu,Köroğlu,Karacaoğlan. Yunus Emre" eserlerini okuyunca kendi yazdıklarımı paylaşmak bile istemiyorum.. Yüzyıllar öncesini anlıyoruz ancak, bu gün sizin sözlerinizi anlamak için sözlük kullanıyoruz??
Bu benim CAHİLLİĞİMİN eseri mi yoksa sizin EDEBİ AŞKINIZ MI?? Sağlıcakla kalın.. Başlığı görünce şiirinizi okumadım bile..
Hayatta karşılaşılan her türlü dert, keder, haksızlık ve zorluk gelip geçicidir; insan, sarsılmaz bir inançla Yaradan’a sığındığı ve dik duruşunu bozmadığı müddetçe, her karanlığın ardı mutlaka aydınlık ve her zorluğun sonu mutlak bir kolaylıktır.Yüreğine sağlık kalemin daim olsun inşallah
İmtihanın ağırlığına karşı iman ve umut... Yolcu’nun heybesinden dökülen en güzel teselliydi. Kaleminiz hiç susmasın. Yüreğinize sağlık. Selam ve saygılarımla 💐
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.