0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
35
Okunma
Yetim kalan Aygül, küçük yaşta hem annesini hem babasını kaybeder. Köyde akrabalarının yanında büyür; ancak sevgi yerine çoğu zaman hor görülür, ağır işlerde çalıştırılır. Buna rağmen kalbindeki iyiliği hiç kaybetmez. Her sabah dağlardan topladığı çiçeklerle anne ve babasının mezarını ziyaret eder, onlarla konuşur gibi dertleşir.
Yıllar sonra köye gelen dürüst bir delikanlı, Aygül’ün güzelliğinden önce temiz kalbini fark eder ve ona âşık olur. Fakat köyün zengin ağası da Aygül’ü istemektedir. Ağa, gençleri ayırmak için türlü oyunlar kurar. İftiralar, tehditler ve baskılar yüzünden iki sevgili kavuşamaz.
Bir gün Aygül, anne ve babasının mezarı başında gözyaşları içinde dua eder. Rivayete göre o gece şiddetli bir fırtına kopar. Ertesi sabah Aygül ortalarda yoktur. Kimi onun dağlara gidip bir daha dönmediğini, kimi de anne ve babasının yanına kavuştuğunu anlatır. O günden sonra mezarının çevresinde açan yabani güllere halk "Yetim Aygülü" adını verir ve bu çiçek, sabrın, masumiyetin ve yetimliğin simgesi olarak dilden dile anlatılır.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.