1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
43
Okunma
Arafın ortası derin bir kuyu,
Ne sesim duyulur ne yüzüm güler.
Zaman sinsice akan bulanık suyu,
Gönül bir köşede teselli diler,
Bu garip halimi tek Mevla bilir.
Arkama bakarsam anılar ağlar,
Yollar geçit vermez, kapalı önüm.
İçimde çözülmez dertten ilmekler,
Dünüm darmadağın, meçhuldür yarın,
Ateşi sönmüyor içteki nârın.
Ne cennet bağına erebildi can,
Ne cehennem nârı kül etti beni.
Arada sıkışıp kaldığım şu an,
Eritir içten içe fani bedeni,
Bulunmaz bu derdin gizli nedeni.
Sükût hırkasını giydim üstüme,
Beklerim bir kapı açılsın diye.
Rabbim zeval vermesin sabır mülküne,
Araftan selam olsun o yüce yâre,
Elbet bir gün bulunur bu derde çare.
Ne bir adım ileri, ne geri dönüş,
Zamanın durduğu yerdir bu durak.
İçimde bir yerde umutlar sönmüş,
Gözüme çok yakın, gönlüme uzak,
Hayat sanki bana kuruyor tuzak.
Bir yanım deryadır, bir yanım çorak,
Kendi feryadımı duyarım özde.
Ruhumun üstünde ağır bir toprak,
Kelimeler bitti, fer kalmadı gözde,
Yarım kalmış bir sızıyım her sözde.
Arafın rüzgarı esiyor serin,
Ne yandırır beni, ne de soğutur.
İçimde açılan bu yara derin,
Geceler ömrümü sinsi uyutur,
Gönül bu dert ile kendini avutur...
Ufuk Güney
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.