0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
26
Okunma
Gönül gözüyle bakınca cihan bir başka görünür,
Her zerrenin içinde sonsuz alem bürünür.
Toprak susuz kalır da yağmura feryat eder,
Rüzgâr gizli bir sırrı dağdan dağa gezdirir.
Gece örter üstünü kederin, hüznün, ahın,
Gündüz müjdecisidir doğacak her sabahın.
Yıldızlar birer kandil gök kubbenin altında,
Bir nokta kadar kalır saltanatı padişahın.
Gördüğün bu alemler sanma yalnız bundan ibaret,
Gözün görmediği yerde ne canlar var, ibret et.
Kimi ateşten doğmuş, kimi nurdan süzülür,
Her biri kendi dilince Ezelî’ye eder minnet.
Denizler coşar durur, kendi sınırını aşmaz,
Kuşlar rızkının peşinde yorulup da şaşmaz.
İnsanoğlu kendini koca bir derya sanır,
Oysa bir damla suda boğulur da uyanmaz.
Yedi kat göğün üstünde kurulan o arş nedir?
Gönül denen o han ki, alemlerden geniştir.
Dışarıda aradığın sır senin kendi içinde,
Kendini bilen insan, bu dünyayı yenmiştir.
Doğan her canlı bir gün toprağa döner geri,
Biter bu fani ömrün nihayet son seferi.
Alemler alem içinde, deryalar damlada gizli,
Sevgiyle çarpan yürek, bu sırrın tek rehberi.
Akıl yolunu arar, çile yükünü çeker,
Aşk ile yola çıkan, yollara güller eker.
Zaman bir nehir gibi akar kendi bendinde,
Sabreden gönül elbet muradına erecektir.
Kimi sarayda ağlar, altın kadeh elinde,
Kimi hırsa yenilir, fani dünya çölünde.
Oysa bir nefes kadar yakındır bize hakikat,
Sessizce söylenir sır, ariflerin dilinde.
Yaprak düşer dalından, sanma ki öylesine,
Rüzgâr boyun eğer o kudretin sesine.
Güneş her sabah doğup karanlığı silerken,
Alem şahitlik eder bir günün doğuşuna.
Maddeye kapılan göz, özü görmekten aciz,
Maneviyat mülkünde her canlı birer aziz.
Ateş, su, toprak ve hava söyleşir kendiyle,
Sonsuzluk ülkesinde kalmaz ne iz ne de biz.
Alemleri yaratan ey gani, ey yüce Rab,
Gönlümüz senle dolsun, olmasın hiç harap.
Bu uzun yolculukta özümüzü buldur bize,
Sevgiyle aydınlansın kapında ki her bir kap...
Ufuk Güney
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.