0
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
72
Okunma
Karanlığın nereden başladığını hiç sormadın.
Yıldızları birer birer söndürülmüş bir gökyüzünü
İçimde taşıdığımı bilmeden baktın yüzüme.
Kimin bağına dert düştüyse, ateşi benim sine-i çarkıma bırakıldı;
Öyle ya, cürmü yüklenmektense, suçlamak hep daha kolaydı.
Ben geceleri hiç saymadım,
Zira hepsi aynı matemin rengini taşıyordu.
Vuslatı olmayan bir bekleyiş gibi,
Zaman, aynı sızının şakağında sabitlenmişti.
Feryadım umudumda yarım kalır,
Nefes almak bir yana, o nefesi geri vermek azaba dönerdi.
Üstümden basıp geçen mağrurlar vardı,
Bana kalansa, payıma düşen o dilsiz sabırdı.
Adını anmaktan imtina ettiğim her şey, içimde çığ gibi büyüdü.
Tebessümüm bile yorgundu artık;
Belki de ışığı taklit eden mahcup bir karanlıktı.
Sabahı müjdelenmemiş kaç gece feda ettim ömrümden,
Fakat o zifiri karanlıkta kaç kez can verdiğimi kimse bilmedi.
Kendi enkazında boğulan bir ruh, kimin yarasına merhem olurdu ki?
Çehrem güldüğü kadar "iyi" sayıldım,
Sesim yükseldiğinde "kötü",
Sustuğumda "güçsüz"...
Anlaşılmadığımda meczup
Ve nihayet alıp başımı gittiğimde, "kalpsiz" ilan edildim.
Ben karanlığa alışmadım,
Sadece aydınlığın bu iklime uğramayacağını öğrendim.
Ve bil ki...
Bazı geceler, şafağı sökmediği için değil,
İçinde sığınacak kimse kalmadığı için zifiridir.
Varlığını yok sayan bir gölgenin altında durmak,
Kendi yok oluşuna en büyük şahitlikti.
İşte bu yüzden, kendimi o sanık sandalyesinden azat ettim;
Yüreğimin mahkemesinde bütün davalar düştü artık.
Ne alınacak bir müdafaa,
Ne de sorulacak tek bir sual kaldı.
Ve şimdi çok iyi biliyorum:
Her ne yaptıysa, beni kaybetmeyi göze alarak yaptı.
Hüküm verildi:
Duygular müebbet zindan,
Emekler birer hibe...
Geriye kalan ne varsa mizan gününe bırakıldı;
Bir ömür, hükümran bir karanlığın koynunda heba edildi...
Ateşin cehenneminden dilerim ayrı düşmesin
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.