1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
66
Okunma
adımlarım küçük
büyük ağaçların gölgelerinde kaldı
dilimde hep bir ateş tadı
bahçe azaldıkça azaldı
daha açık bir mitos
daha okunaklı bir karartı
kimse bize bunları anlatmadı
hiçbir zaman gerçeğe ışıklar içinde varılmadı
ve bu sorular tanrıya hiç sorulmadı
cevaplar dilinin altında semirip kanlandı
değil mi ki cenneti yani o kesif masalı
aç bir çocuğa öylece anlattı
bu yüzden insanın çocukluğu baki kaldı
söylesene sen de ne güzel aldandın
kim kara kışa değişirdi değil mi güneşli bir an’ı
affet biz böyle erkenden caydık
kaptanı boğduk deniz bize kaldı
anlamak derdi bize kaldı
yetinmek derdi bize kaldı
ve yıllarca suladığımız bahçede
yokluğun ayetleri kök saldı
on bin yıl evvel bir adam son kez göğe baktı
bir tür hayatla başa çıkabilme tavrıydı
üstüme aldım
ve tüm o çabaların nihayetinde
üzümde erik tadı
yani buncağız mıydı
yaşıyor olmanın ölmüş olmaktan farkı
hayatımız bir sağırlık faslı
yürüdük ama nereyeydi yolculuk
hiç sormadık
unutmak yıllar aldı
belki bir itiraz biçimiydi ölüme karşı
mitos bunca yıl nasıl dayandı
hayatı yani bu aşağılık sadakayı
bağrıma bastım
buymuş demek ki benim de masaldan payım
kendimi işte böyle aldattım
üzerimizde hep bir yanlış yol hali
çok geç kaldık ama
merhaba
eşiği aştık.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.