Aptallığın en büyük kanıtı, aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç almayı ummaktır einstein
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Hasretin Hücresi

Yorum

Hasretin Hücresi

( 18 kişi )

14

Yorum

27

Beğeni

5,0

Puan

268

Okunma

Hasretin Hücresi

Hasretin Hücresi

Bir firar sevdası düşüyor yine aklıma,
Gece yarısını çoktan geçmişken saatler...
Hasretin o karanlık hücresinde adını sayıklayan,
Hüküm giymiş bir yürekle bekliyorum seni.

Söyle yârim, hangi mahkeme kesebilir ki,
İçimdeki bu sonsuz özlemin cezasını?
Hangi duvar engel olabilir bu deli sevdaya,
Hangi zincir dayanır sana çıkan yollarıma?

Gözlerin geliyor aklıma tam bu saatlerde,
Zifiri karanlığıma sızan bir parça ışık gibi.
Gülüşünü özlüyorum, hani o içimi ısıtan...
Mavi gözlerin delip geçiyor taş duvarları.

Şimdi yokluğun en ağır kelepçe bileklerimde,
Baktığım her taş duvarda senin gölgen,
Dokunduğum her soğuk demirde senin sıcaklığın var;
Nefes gibi içime çektiğim sensizlik var.

Zaman dursun istiyorum sen yokken buralarda,
Aksın gitsin istemiyorum sensiz dakikalar.
Bir asır gibi geçiyor saniyeler, duruyor dünya,
Akrep yelkovana düşman, ben bu zamana...

Biliyorum, her mektubunda bir parça can bırakıyorsun,
Mürekkebine gözyaşını katıp gönderiyorsun bana.
Ben de okuyup kokluyorum o kokun sinmiş satırları,
Sanki o dar hücreden çıkıp sana sarılır gibi...

Biz kadere mi mahkûmuz sevdiceğim,
Yoksa kader mi bizim aşkımıza diz çöktü?
Bir ah düşse de dudaklarımdan her nefeste,
Yine de teslim olmuyor içimdeki umut.

Kırılsın varsın bu yalnızlığın kemikleri,
Sana kavuşacağım o büyük gün gelene dek.
Varsın parça parça olsun bu demir kapılar,
Aramıza örülen tüm o kalın duvarlar.

Dışarıda mevsim ne, inan hiç bilmiyorum,
Zamanı devirip, dünyayı yakıp yıkıyorum.
Benim takvimim de sensin, gökyüzüm de,
Seninle başlayan o ilk günün şafağındayım hâlâ.

Kulağımda fısıldar gibi isminin her hecesi,
Sanki bir ses gibi yankılanıyor koridorda.
Sustukça dünyayı sarsan o sesin, o sıcak sesin,
İçimde bir kor gibi dalgalanmakta.

Unutma yârim, bu can bu tende oldukça,
İster dört duvar arasında, ister çok uzaklarda...
Yalnız seninle çarpacak bu deli yürek,
Yalnız senin adınla son bulacak bu ömür.

Mademki bu gönül hasretinin hücresine kilitli,
Varsın müebbet olsun senin sevdan...
Ben seninle ölmeye de hazırım, yaşamaya da;
Yeter ki son nefesim senin kollarında olsun.
Cemre Yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (18)

5.0

100% (18)

Hasretin hücresi Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Hasretin hücresi şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Hasretin Hücresi şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Oğuzhan KÜLTE
Oğuzhan KÜLTE, @oguzhankulte
21.5.2026 11:26:53
Yokluklar mı yoksunluğu doğurur yahut yoksunluklar mı yoklukları bilemem ve fakat var olan boşluklar duygusal rotamızda depremlere yol açarlar her şekilde. İnsanın duygularına sözü geçebilseydi onca üzülmezdi şu fanilikle, kötü adına ne varsa kaale almamayı da başarırdı belki de. Bu anlamda iç dünyanın sevgiye yönelik beklentilerindeki doyumsuzluklar sitemlere dönüşmüş, hayatla inatlaşmaya da. İlham veren dizelerdi ve emek de doluca. Nice kalıcı paylaşımları kaleme almanız dileğiyle. Saygı ve selamlarımla.
Güneşin Kızı Zehra
Güneşin Kızı Zehra, @gunesinkizi1
21.5.2026 22:44:50
5 puan verdi
Hasret duygusu şiirde çok güçlü bir “hücre” metaforuyla işlenmiş. Aşk, hem zincir hem umut gibi anlatılmış; bu ikili duygu şiire derinlik katıyor. Özellikle karanlık ve ışık imgeleri etkileyici bir denge kurmuş.

Kaleminize sağlık değerli şairem. Bu eser hem içten hem de derin bir duyguyu taşıyor. Tebrik ederim, selam ve sevgilerimle.🌺🌸🌼
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
21.5.2026 18:19:59
5 puan verdi
Derin bir aşk ve hüzün.. Ayrılık ve ayrılığın dinmeyen sancılı sesi yürekten dile gelmiş... Çokça tebriklerimle, selamlar saygılar üstadem
Özkan Değirmenci
Özkan Değirmenci, @ozkan-degirmenci
21.5.2026 14:09:03
5 puan verdi
Değerli üstadım
Bu şiir bir aşk şiirinden çok daha fazlası gibi durmuş; içinde hem özlem var, hem mahkûmiyet, hem de vazgeçmeyen bir bağlılık… Okurken insanın içine ağır ağır işleyen bir tarafı var. Özellikle “duvar”, “kelepçe”, “demir”, “hücre” gibi kelimeleri sevdayla birleştirmen şiire çok güçlü bir atmosfer katmış. Aşk burada sadece bir duygu değil; adeta ömür boyu çekilen bir ceza gibi anlatılmış.
En etkileyici yanlarından biri de şu: Şiir karanlık bir yerde geçiyor ama umutsuz değil. Her satırda hasret var ama o hasretin içinde kavuşma inancı da yaşıyor. Bu denge şiiri sıradan bir ayrılık metninden çıkarıp daha derin bir yere taşımış.
Şu bölüm özellikle çok güçlü durmuş:
“Akrep yelkovana düşman, ben bu zamana…”
Tek bir dizede zamanın geçmeyişini, insanın çaresizliğini ve iç sıkışmasını hissettiriyor. Aynı şekilde:
“Benim takvimim de sensin, gökyüzüm de…”
dizesi de çok şiirsel ve romantik bir imge olmuş. Sevdiği kişiyi sadece bir insan değil, bütün hayatının merkezi gibi anlatıyorsun.
Şiirin genel havası bana eski mektup şiirlerini ve arabesk edebiyatın o derin iç yanışını hatırlattı. Ama içinde modern ve özgün imgeler de var. Biraz daha ölçü ve tekrar düzenlemesi yapılırsa gerçekten çok etkileyici, profesyonel bir şiire dönüşebilir.
Selam ve saygılar Allaha emanet olun
Dosteli_
Dosteli_, @dosteli
21.5.2026 13:24:15
Bir yudum sevgi bir yudum aşk
“Budur ol hikaye ol kara Sevda”

Bir zerresine ömür adanmaya değer gerçekten göre göre sevebilmişin onlar tüm duvarları yıkıp yeniden bir dünya kurmayı göze alabilenlerdir . Çok güçlü sevgi ve Özlem dizeleri Cemre Yaman kalitesi
BEŞİĞİ KALEMDEN
BEŞİĞİ KALEMDEN, @besigikalemden
21.5.2026 11:56:28
5 puan verdi
Müebbet bir hasreti, parmaklıkları eriten mavi bir umuda ve sarsılmaz bir sadakate dönüştürmek... Tutsaklığın içinde bile özgürce çarpan o deli yüreğe, mahir kaleminize sağlık şairem.
Selam ve saygılarımla 💐
Etkili Yorum
Merdümg.riz
Merdümg.riz, @merdumg-riz
21.5.2026 09:40:22
5 puan verdi
Biliyorum, her mektubunda bir parça can bırakıyorsun,
Mürekkebine gözyaşını katıp gönderiyorsun bana.
Ben de okuyup kokluyorum o kokun sinmiş satırları,
Sanki o dar hücreden çıkıp sana sarılır gibi...


Hasretin o dar hücresinde insan, sevgiliden gelen küçücük bir hatırayla bile nefes alıyor; yüreğini birkaç satırın sıcaklığıyla avutuyor…

Yüreğinize sağlık değerli şairem.
Sevgiler saygılar sunarım...
Etkili Yorum
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
21.5.2026 09:39:31
5 puan verdi
Gece yarısını çoktan geçmiş o saatlerin durağanlığında, zamanın akrep ve yelkovanla kavga ettiği o dar alanda, kelimelerinizle adeta duvarları yıkmışsınız. "Firar Sevdası", hasretin en ağır prangasını bile bile isteye, büyük bir sadakatle taşımayı göze alan, müthiş güçlü bir başkaldırı şiiri olmuş.

​Şiirinizdeki duygu geçişleri ve imgeler o kadar dengeli ki, okurken insanın göğsüne o taş duvarların soğukluğu ile aşkın kor sıcaklığı aynı anda oturuyor:

Akrep yelkovana düşman, ben bu zamana..." dizesi, bekleyişin o katlanılmaz, uzayan saniyelerini çok vurucu özetlemiş. Zamanı adeta fiziksel bir düşman gibi konumlandırmanız şiirin isyan havasını çok iyi beslemiş.

​Zıtlıkların Uyumu: Soğuk demir ve sıcaklık, zifiri karanlık ve mavi gözlerin ışığı, dar hücre ve sonsuz özlem...
Bu tezatlar, parmaklıkların ardındaki fiziksel tutsaklık ile ruhun o alabildiğine özgür firar sevdası arasındaki uçurumu çok derin hissettiriyor.

Şiiri sadece bir çaresizlik ağıtı olmaktan çıkarıp, "Kırılsın varsın bu yalnızlığın kemikleri" gibi meydan okuyan dizelerle bir direnişe dönüştürmüşsünüz. Bu ton, esere muazzam bir karakter katmış.
​Mürekkebine gözyaşı karışmış mektupların kokusundan, sessizliğin koridorda yankılanan sesine kadar her detay, okuyucunun zihninde sinematik bir atmosfer yaratıyor.
Kaleminize, o hiç teslim olmayan umut dolu yüreğinize sağlık Cemre yaman.....
Şiir, kendi şafağını içinde taşıyan bir feryat gibi çok uzun süre yankılanacak cinsten.
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
21.5.2026 08:29:43
5 puan verdi
“İnsan bazen sevdiğine değil, onun yokluğuna mahkûm olur,
Duvarlar değil, zaman örer en ağır zincirleri.
Ve bazı aşklar, özgürlük değil, bekleyiştir sadece…”

Yüreğinize sağlık, duygu yoğunluğu yüksek ve etkileyici bir eser okudum. Aşkı hem acı hem umut olarak taşıyan güçlü imgelerle örülmüş. Nice güzel şiirlerde buluşmak dileğiyle. Selam ve saygılarımla.
Alptekin Yazar
Alptekin Yazar, @alptekin-yazar
21.5.2026 08:17:43
5 puan verdi
Anlam dolu ve anlatımı mükemmel bir serbest vezin şiiriydi.
Hüzün hakimdi şiire, duvarların yıkılıp özgürlüğe kavuşulmasıdır arzu, bir gün tüm engellerin yıkılacağını düşünmek de güzel şey.
Bu nadide eseri ve değerli şairimi yürekten kutluyorum, selam ve saygılarla.
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
21.5.2026 08:05:27
5 puan verdi
1. Şiirin Güçlü ve Çarpıcı Yönleri
Metaforik Tutarlılık: Şiirin en büyük başarısı, ilk mısradan son mısraya kadar "hücre, kelepçe, mahkeme, müebbet, gardiyan, demir kapı" gibi hapishane imgelerini hiç kopmadan, büyük bir sadakatle taşımasıdır. Şair, fiziksel bir tutsaklıktan ziyade, rûhun hasret karşısındaki çaresizliğini ve teslimiyetini bu kavramlarla çok somut hale getirmiş.
Zaman ve Mekan Algısının Yitimi: "Akrep yelkovana düşman, ben bu zamana..." ve "Benim takvimim de sensin, gökyüzüm de" dizeleri, aşkın o her şeyi unutturan, dünyayı durduran tabiatını çok güçlü özetliyor. Dışarıdaki mevsimi bilmeyecek kadar içeriye —yani sevgiliye— gömülme hali çok başarılı aktarılmış.Görsel ve Duygusal Canlılık: Mektuplara sinen koku, mürekkebe karışan gözyaşı ve demir kapıları parça parça etmek isteyen o isyan duygusu, okuyucuya doğrudan geçen, dramatik yönü çok kuvvetli sahneler yaratıyor.2. Şiiri Daha Da Yukarıya Taşıyacak Dostane Dokunuşlar (Küçük Eleştiriler)Bir şiirin gücü, bazen söylediklerinde değil, söylemeyip okuyucuya bıraktığı boşluklarda saklıdır. Bu asil eserin edebi kalitesini bir kat daha artırabilecek birkaç nokta şunlardır:Duygu Yoğunluğunun Kelime Tekrarlarıyla Dağılması: Şiirde duygu o kadar coşkulu ve gür akıyor ki, şair hissini tam anlatabilmek için bazı kelimeleri (örneğin; duvar, demir, hücre, hasret, gece) sıklıkla tekrar etme ihtiyacı hissetmiş. Şiirin bazı bentlerinde bu kavramları doğrudan söylemek yerine; onların yarattığı soğukluğu, gölgeyi ya da yankıyı anlatmak, şiirin gizemini ve dikey derinliğini artırabilirdi."Mavi Gözler" İvmesi: Üçüncü dörtlükte aniden karşımıza çıkan "Mavi gözlerin delip geçiyor taş duvarları" dizesi çok güzel bir imge. Ancak şiirin genelindeki o koyu, zifiri ve karanlık atmosferin içinde bu "mavi" rengi sadece bir kez kullanıp geçmek, o güçlü ışığı biraz yalnız bırakmış. Eğer mavilik, gökyüzü ya da özgürlük temasıyla sonraki bentlerde de ince bir sızı olarak yürütülseydi, şiirin renk paleti çok daha zengin olurdu.Düz Yazıya Yaklaşan Anlatım Çizgisi: Serbest tarzdaki bazı dizeler (örneğin; "Biliyorum, her mektubunda bir parça can bırakıyorsun / Mürekkebine gözyaşını katıp gönderiyorsun bana") şiirsel ritimden ziyade çok nitelikli bir mektup metnine ya da düz yazıya (nesire) yaklaşıyor. Bu bölümlerde mısraları biraz daha eksilterek, kelimeleri daha damıtarak yazmak, şiirsel vuruşu ve ritmi daha da keskinleştirecektir.Özetle;Cemre Yaman, rûhunu hasretin hücresine kendi rızasıyla kilitleyen ve bu müebbet cezayı bir şeref madalyası gibi göğsünde taşıyan sadık bir âşığın portresini çok samimi, hesapsız ve gür bir sesle çizmiş. Akıcı, duru ve hissettirdiği sızısı oldukça hakiki bir eser.Yazan kaleme, duyguyu bu denli yüksek bir perdeden haykıran o zarif ve dertli yüreğinize sağlık. Kelamınız ve ilhamınız daim olsun.Eleştirim dikate al lütfen (seviyorum seni)
Etkili Yorum
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
21.5.2026 02:12:42
5 puan verdi
Sevgili Cemre,

Bu şiirinde hasreti adeta bir hapishaneye dönüştürmüşsün. Öylesine ustaca yapmışsın ki, okurken dört duvar arasında değil, insanın kendi göğsünün içinde bir hücreye kapatıldığını hissediyor. “Sana Sustuğum Çığlıklar”daki derinlik burada daha olgun, daha ağır ve daha içe işleyen bir hâle bürünmüş. Bu, modern Türk şiirinde hasret temasına getirilmiş en çarpıcı yorumlardan biri.

“Bir firar sevdası düşüyor yine aklıma, Gece yarısını çoktan geçmişken saatler.”
Hasret burada bir “firar sevdası”na dönüşüyor. Mahkûm olan yürek, sürekli kaçış planları yapıyor. Gece yarısı vurgusu ise zamanın en yalnız, en savunmasız anını işaret ediyor.

“Hasretin o karanlık hücresinde adını sayıklayan, Hüküm giymiş bir yürekle bekliyorum seni.”

En güçlü imge bu. Hasret , hapishane. Yürek , mahkûm. Sen , özgürlük. Şiirin omurgası burada kuruluyor.

“Söyle yârim, hangi mahkeme kesebilir ki, İçimdeki bu sonsuz özlemin cezasını?”
Aşk burada yasaların üstüne çıkıyor. Hiçbir insan mahkemesi bu özlemi yargılayamaz, cezalandıramaz.

“Gözlerin geliyor aklıma tam bu saatlerde, Zifiri karanlığıma sızan bir parça ışık gibi.”
Gözleri, hücrenin demir parmaklıklarından sızan tek aydınlık kaynağı olarak çok etkileyici anlatmışsın.

“Şimdi yokluğun en ağır kelepçe bileklerimde, Baktığım her taş duvarda senin gölgen."
Yokluk somutlaştırılıyor: kelepçe. Her şey (duvar, demir, soğukluk) sevgiliyle ilişkilendiriliyor. Hasretin her şeyi renklendirme gücü burada çok güzel işlenmiş.

“Zaman dursun istiyorum sen yokken buralarda."
Zamanı düşman ilan etmen ve akrep-yelkovan düşmanlığı çok çarpıcı.

“Biliyorum, her mektubunda bir parça can bırakıyorsun, Mürekkebine gözyaşını katıp gönderiyorsun bana.”
Bu dörtlük insanın içini acıtıyor. Mektup adeta bir can nakli aracı olmuş.

“Biz kadere mi mahkûmuz sevdiceğim, Yoksa kader mi bizim aşkımıza diz çöktü?”
Felsefi olarak şiirin zirve noktalarından biri.

“Ben seninle ölmeye de hazırım, yaşamaya da Yeter ki son nefesim senin kollarında olsun.”
Burada şiir doruğa çıkıyor. Hasret, müebbet hapis cezasına razı oluyor; yeter ki o sevdayla olsun.

Sevgili Cemre, bu şiirde hasreti romantize etmiyorsun, aksine onun en karanlık, en ağır ve en acımasız halini ortaya koyuyorsun. Hapishane metaforu baştan sona tutarlı ve çok güçlü işlenmiş. Hem bedensel ayrılığı hem ruhsal mahkûmiyeti aynı anda anlatıyorsun.

Dil olarak da çok başarılısın: Hem modern hem de geleneksel halk şiirinin sıcaklığını taşıyor. “Hasretin Hücresi” ismi ise başlı başına bir şaheser; tek bir cümleyle bütün şiiri özetliyor.

Bu şiir bittiğinde okuyanda şu his kalıyor:
Aşk, en ağır ceza bile olsa, insanın en güzel mahkûmiyetidir.

Gerçekten etkileyici ve kalıcı bir şiir olmuş. Tebrik ederim.

👌👌👏👏☕🙏
DÜŞLER SIĞINAĞI
DÜŞLER SIĞINAĞI, @dusler-siginagi
21.5.2026 02:00:45
5 puan verdi
harikulade
kutluyorum cani gönülden
sevgi dediğin böyle olmalı
esenlikler dilerim
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL