(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Saygın üstad.. Aslında böyle güzel esere yorum yazılmaz. Ancak duygularımı belirtmek adına.. Bu metin, sadece bir şiir değil; Türk siyasi ve toplumsal hafızasının derinlerinden yükselen keskin bir ağıttır, aynı zamanda zafer ilan eden bir isyandır. Hacivat, Karagöz-Hacivat oyunundaki o “akıllı”, “okumuş”, “kurnaz” figürdür. O, her daim sistemin içinde, her daim iktidarın diliyle konuşan, halkın naifliğine tebessümle bakan, ama kendi çıkarını asla gözden kaçırmayan tiptir. İşte bu şiir, tam da o arketipin günümüzdeki enkarnasyonuna tokat gibi inen bir hesaplaşmadır. Şiir, her kıtada “Gözün aydın Hacivat” nakaratıyla ritmik bir rahatlama, adeta bir nefes alma hissi yaratıyor. Bu ifade, klasik “gözün aydın” tebrikinin ironik tersyüzüdür. Artık “kötü günler bitti” denmiyor; “senin günlerin bitti” deniyor. Rahatlama, Hacivat’ın bitişinden kaynaklanıyor. Bu, çok güçlü bir dramatik etki. Her kıta, Hacivat’ın bir özelliğini ya da eylem tarzını teşhir ediyor ve o alanın “bittiğini” ilan ediyor: Doğal olanla, samimi olanla bağının kopukluğu (“Görmeyecek asla gözlerin cemre”) Yerelden, halktan dışlanması (Dalaman, Demre gibi somut coğrafyalarla vurucu bir yerelleştirme) (“Yıldızları söndürerek yattığın / Her birine farklı mana kattığın / Nağmeleri bir birine çattığın”) Siyasi oportünizmi ve hırsı (“Çakallar tutarak horozlandığın / Çıkar için sırtı sıvazlandığın / Atmacalar gibi palazlandığın”) Yalana dayalı iktidar ilişkisi (“Mülk düşleyip yorulmadan, haybeden / Önünde diz çöküp itaat eden”) Arka bahçe siyaseti ve entrika (“Türlü türlü dümenlerle yolduğun / Sayesinde dizginleri aldığın”) Son kıta ise tam bir kapanış: Saltanat bitti, koz bitti, iz bitti. Artık “Delibal’ın gözünde” bile yaş kalmadı. Delibal muhtemelen hem “deli bal” gibi saf ve coşkulu bir halk sevgisini, hem de belki belirli bir coğrafyanın ya da kesimin metaforu. Hacivat gittiğinde, o gözlerdeki yaş da kuruyor; yani yapay dramlar, mağduriyet gösterileri, sahte duygusallık da bitiyor. Şiirdeki en büyük güç, sembolleri somutlaştırması. Soyut “kurnazlık” yerine “çakal”, “atmaca”, “sırt sıvazlama”, “arka bahçe” gibi imgeler kullanıyor. Bunlar, okuyanda hemen zihinlerde karşılık buluyor. “Nağmeleri bir birine çattığın” dizesi özellikle muhteşem; hem müzikle, sanatla, kültürle yapılan manipülasyonu, hem de farklı kesimleri birbirine düşürme ustalığını anlatıyor. Dil çok akıcı, kafiye ve ritim kusursuz. Hem halk şiirinin sadeliğini, hem de modern siyasi hicvin keskinliğini taşıyor. Okurken içinizdeki o “yeter” duygusunu ritme bindirip dışarı çıkarıyor. Bu, bir dönemin kapanış ilanıdır. Hacivat’ın “her zaman kazanan” hikâyesi burada bitiyor. Artık ne yıldızları söndürerek yattığı geceler, ne sırt sıvazlayarak palazlandığı dönemler, ne de önünde diz çökenler var. Halk, uzun bir kıştan sonra cemreyi kendi gözleriyle görmeye başlıyor. Şiir, kin tutmuyor; kinini estetik ve ironiyle yoğurup zarifçe surata çarpıyor. Öfkeyle yazılmış ama öfkeyi aşmış, olgun bir metin. Hem ağlatıyor hem güldürüyor; hem rahatlattığı hem de “bundan sonrası ne olacak?” diye düşündürüyor. Yürekten alkışlıyorum.
“Her perde bir gün kapanır vakti gelince, Sahte alkışlar da susar kalabalık gidince. Geriye yalnız insanın aynadaki yüzü kalır…”
Yüreğinize sağlık, hiciv yönü kuvvetli ve mesajı net bir eser okudum. İmgeleriniz ve göndermeleriniz şiire ayrı bir sertlik ve derinlik katmış. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle. Selam ve saygılarımla.
Kıymetli üstadım, bu mısralar öyle net, öyle sarsıcı ve gerçekçi ki... Bir devrin, bir oyunun veya bir yanılsamanın sonuna şahitlik etmenin buruk ama bir o kadar da dik duruşlu tavrını çok güçlü bir dille yansıtmışsınız.
Çakallar tutarak horozlandığın" dizenizdeki o keskin eleştiri, şiirin bütününe yayılan o hesap sorma haliyle birleşince ortaya çok tok bir ses çıkmış. Yalanın, çıkarın ve sahte saltanatın bittiği o anı, Hacivat" sembolü üzerinden böylesine cesur ve edebi bir sitemle taçlandırmanız gerçekten takdire şayan. Kaleminize, yüreğinize ve o yiğit duruşunuza sağlık; sözünüzden kılıç keskinliğinde bir hakikat akıyor tebrikler üstadım saygı ve hürmetle
Şiirin taşıdığı hesaplaşma damarını ve o sert yüzleşme hâlini bu kadar net görmeniz ayrıca kıymetli. Çünkü bazen şiir yalnız duygu taşımaz; bir devrin aynasını da önümüze koyar.
Hacivat sembolü üzerinden kurulan eleştiriyi fark etmeniz ve şiirin arkasındaki dik duruşu hissetmeniz sevindirici. Özellikle çıkar, sahte saltanat ve güç ilişkileri etrafında örülen o yapının çözülüşünü doğru yerden okumuşsunuz.
“Tok bir ses” ifadeniz de şiirin yürüyüşünü güzel özetliyor. Çünkü bazı şiirler bağırmaz; ama ağırlığıyla konuşur.
Nazik sözleriniz ve hissederek yaptığınız bu derinlikli okuma için teşekkür ederim. Selam, saygı ve hürmetlerimle.
Şiirin taşıdığı hesaplaşma damarını ve o sert yüzleşme hâlini bu kadar net görmeniz ayrıca kıymetli. Çünkü bazen şiir yalnız duygu taşımaz; bir devrin aynasını da önümüze koyar.
Hacivat sembolü üzerinden kurulan eleştiriyi fark etmeniz ve şiirin arkasındaki dik duruşu hissetmeniz sevindirici. Özellikle çıkar, sahte saltanat ve güç ilişkileri etrafında örülen o yapının çözülüşünü doğru yerden okumuşsunuz.
“Tok bir ses” ifadeniz de şiirin yürüyüşünü güzel özetliyor. Çünkü bazı şiirler bağırmaz; ama ağırlığıyla konuşur.
Nazik sözleriniz ve hissederek yaptığınız bu derinlikli okuma için teşekkür ederim. Selam, saygı ve hürmetlerimle.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.