3
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
81
Okunma

Tan yeri kan kırmızı, gök delinmiş sanki,
Bu şehir dediğin yer, vicdansızlar tankı.
Ben hangi sokağa çıksam çamur sıçrar yüzüme,
İnsan diye sarıldıklarım çöktü dizlerimin üstüne.
Kadınım ben…
Öyle narin masallarla büyümedim hiç,
Daha çocukken öğrendim;
sevgilerin çoğu piç.
Bir lokma merhameti çok gördüler soframa,
Ben de kin büyüttüm gece diye koynuma.
Şafak dedikleri şey kül kokuyor bu gece,
Güneş bile utanıyor doğmaya pencereme.
Çünkü ben ağlayınca gök delinmiyor artık,
Bu çağda kadın acısı sudan ucuz, bayağılık.
Yürüdüm…
Topuklarım kaldırıma öfke diye vurdu,
Her adımımın altında bir ihanet çürüdü.
Arkamdan konuşanların dili zehir, özü kir,
Ben sırtımdaki hançeri taşırken bile dikimdir.
Kimse kurtarmadı beni, ben kendimi doğurdum,
Küllerimden çıkarken cehennemi yoğurdum.
Bir kadın yıkıldı mı sanıyorlar ki biter?
Kadın dediğin varlık yandıkça demirleşir.
Biri beni sana getirir sandım bir zaman,
Meğer herkes yaraymış, herkes ayrı yılan.
Şimdi kim yaklaşırsa önce gözlerine bakarım,
Çünkü en güzel yalanı “seviyorum”da tanırım.
Ve biri beni senden alırsa şaşırma sakın,
Ben gitmeyi öğrendim geceler kadar yakın.
Öyle sessiz giderim ki yokluğum tok çarpar,
Ardımda kalan herkes biraz eksik yaşar.
Hayır mı?
Bizim mahallede çoktan boğuldu o kelime,
İyi niyet mezarlığı kurdular kalbimize.
Kadın sustu mu sanırlar boyun eğdi diye,
Ben sustukça içimde ordular yürüdü yine.
Oy meyrik…
Ana sesi bile yara açıyor içimde,
Çünkü kadınlar ağlamayı öğreniyor beşikte.
Ninni diye dinlediğimiz şey meğer ağıtmış,
Bu dünya kadın ruhuna baştan beri zindanmış.
Sağım uçurum olmuş, solum dipsiz kuyu,
Önüm kara gece, arkam çürümüş huyu.
Geçmiş dediğin illet boğazımda düğüm,
Ben kimi sevdiysem biraz daha öldüm.
Derdimi anlattım duvar gibi baktılar,
Gözümdeki yangını “abartma” saydılar.
Oysa kadın dediğin şey sessiz ölür her gün,
Sonra bir sabah çıkar içinden bin sürgün.
Bağırdım!
Sesim dönüp yüzüme tokat gibi indi,
Kendi yankım bile “geç kaldın” dedi şimdi.
Çünkü bu çağda kadınsan ya susacaksın ya yanacaksın,
Ben üçüncü yolu seçtim:
yakıp geçeceksin.
Küfür gibi geliyor artık aşk da insan da,
Sadakat dedikleri şey kaldı eski zamanda.
Ben artık kimsenin gözünde yuva aramam,
Çünkü en büyük darbeyi “güvendim” derken aldım.
Delirmek mi?
Kadınsan adına “güçlü” derler utanmadan,
Oysa her gece biraz daha kırılır içten içe insan.
Ben aynaya bakınca kendimi değil savaş görüyorum,
Bir kadın değil artık, yürüyen enkaz duruyorum.
Bak şimdi…
Ellerim titriyor ama korkudan değil,
İçimde büyüttüğüm öfke artık bana ait değil.
Bir kadın kırıldı mı sessizleşir sanıyorlar ya—
Yok be!
Kadın kırılınca dünyanın ayarı kayar.
Sor şimdi bana:
Hangi yanım kaldı temiz?
Hangi duam çıkıyor göğe engelsiz?
Ben uçuruma yürüyen kadınların son nefesiyim,
Çünkü geri dönmek için
kendime bile yol vermedim.
Ve biri beni sana getirirse
sakın “eskisi gibi” sanma…
Ben o kadını
gecelerin en karanlık yerinde boğdum aslında.
Ve biri beni senden alırsa
ardımdan ağıt yakma sakın
çünkü ben gitmem,
ben içimden kopup ölürüm ansızın.
Geride sadece
kül kokan bir sessizlik kalır.
Bir de şu gerçek:
Bir kadını en çok,
“seviyorum” diyenler yaralar.
@NURAL BEKTAŞLI
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.