2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
118
Okunma

Ah benim içimde büyüttüğüm
zehirli mucizem,
adına sevda deyip sustuğum bela
neden saplarsın yüreğime
en acımasız dikenleri?
Her dokunuşun yara,
her yaran kanayan bir hüküm.
Ah benim gözümü boyayan
kör heveslerim,
hakikati boğan o sahte ışık
neden masmavi boyarsın
çatlamış gökkubbeyi?
Ben inanırken,
sen içimden bir gökyüzü daha yıkarsın.
Ah benim sırtımda taşıdığım
kanatsız merhametim,
yük olup ezilen sabrım
neden düşürürsün gönlüme
zamanı gelmemiş ateşleri?
Yanmayı öğrettin,
kül olmayı da sen yazdın.
Ah benim boğazımda düğümlenen
ıslak dizelerim,
her harfi isyan kokan
neden dökersin sayfalara
en çıplak, en acımasız hisleri?
Söz dedim, yara çıktı.
Ah benim sevdaya sürgün
gözlerim,
bakmaya korkan o iki mahkûm
neden kaçırırsın yardan
en hakiki yüzü?
Sevmek suç değilken,
niye kendini cezalandırırsın?
Ah benim zincire vurduğum
gülüşlerim,
boğazı sıkılmış neşelerim
neden asarsın gamzelerime
yarım kalmış tebessümleri?
Gülmek bile senden korkar oldu.
Ah benim bahaneye sığınan
kaçak yanım,
hakikatten kaçan korkak
neden kandırırsın beklentileri,
beni, bizi,
her defasında aynı uçuruma sürükleyerek?
Yalanın bile yoruldu artık.
Ah benim içimde sakladığım
son kırılma,
adı konmamış o büyük kopuş.
Ah benim içimde sakladığım
son kırılma,
adı konmamış o büyük kopuş
neden susturursun haykırışları?
Bil ki bir gün
suskunluğum değil,
öfkem değil
yok oluşun konuşacak.
@NURAL BEKTAŞLI
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.