1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
136
Okunma

Yaşlanmış sessizliğim,
Durgun denizler gibi ömrümün son demleri.
Bir yanımda gidenlerin bıraktığı o ağır keder,
Bir yanımsa gelmeyecek olanın sessiz bekleyişi.
Eskimiş bir deri ceket gibi omuzlarımda duran anılarım,
Her adımı bir çizgi gibi yüzüme kazıyan rüzgârıyla...
Güneşin vurduğu şu gri taşlar kadar yorgun,
Ama bir o kadar da mağrur geçen zamanı mı anlatsam?
Yoksa kalan ömrümü mü düşlesem?
Ufukta yol alan o tekne kadar hür yalnızlığım.
Gidilecek yolların, söylenmemiş sözlerin umuduyla.
Hangi limana varacağı belli olmayan bir rüya gibi,
Dalgasız, sarsıntısız, sadece huzura doğru;
Sessizce kıyıya yanaşan yorgun bir ömür gibi.
Şimdi bu rıhtımda, gölgemle baş başa,
Ne geçmişin sızısı, ne geleceğin telâşı.
Sadece denizin tuzu ve rüzgârın fısıltısı,
Anlatıyor bana; her bitişin aslında yeni bir başlangıç olduğunu.
Hasan YILDIRIM
06.05.2026
Saat: 11:30
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.