1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
132
Okunma
Savaş baronlarının yarattıkları karanlıkta,
ışık bile kendine yer bulamıyor.
utanıyor güneş,
bulutların en koyu katmanına saklanıyor.
mavi değil artık gökyüzü
kızgın bir metal gibi kızıl.
bulutların arasında dolaşan savaş uçakları,
ufka ölümün imzasını çiziyor.
ölüm bir komutan gibi dolaşıyor sokaklarda.
kentlerin üzerinden demir kuşlar geçiyor.
.
acı acı sirenler çalıyor,
herkes sığınaklara kaçmış.
çoktan terk etmiş kuşlar kenti,
kediler köpekler susmuş.
.
bahçelerde kiraz ağaçları küskün,
meyve yerine sanki mermi saçıyor.
yüzyıllık ağaçların kökleri toprağın altında kan içiyor.
dallarda asılı kalmış uçurtmalar
rüzgarda birer ceset gibi uçuyor.
.
saklayamıyor taş duvarlar kurşun yaralarını.
her ev bir mezar artık, her pencere biraz ağıt.
.
cam kırıklarına basarak kaçan çocuklar
çıplak ayaklarıyla acıyı ezmeye çalışıyor.
öldürülen bebekler
büyümeyi değil
önce toprağın altında uyumayı öğreniyor.
yeryüzü,
utancından kırım kırım çatlamış bir ayna şimdi.
sokakları birer açık hava mezarlığına dönen şehirler,
kendi enkazını kucaklamış
yorgun birer anne şimdi.
kırık bir plak gibi dönüyor dünya,
hep aynı acı ezgi, hep aynı nakarat,
o ezginin içinde kaybolmuş notalar sessiz.
Çocuklar soracak ey insanlık,
Çocuklar sizden soracak:
Neden insanlık bu kadar?
Kör!
Sağır!
Dilsiz!
.
Tarih soracak ey zalimler,
Tarih sizden soracak:
Neden insanlık bu kadar?
Kör!
Sağır!
Dilsiz!
* Düşünmek Yaşamın Pasını Silmektir, Karina Yayınevi, Ank,2018
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.