3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
156
Okunma
Genç yaşta, bir iş kazasında vefat eden ağabeyime havadis özelliğinde bir mektuptur.
Ölün ölür, kalan sefa sürermiş
Saf sandığın tilki çıkar ağabey.
Çakal bile aya karşı ürermiş
Can dediğin yastan bıkar ağabey.
Onlar için yaptığını yok sayar
Doğru sözü hançer sayar, ok sayar
Düşmanını senden bile çok sayar
Pire için yorgan yakar ağabey.
Sevdiğini senden benden soğutur
Emeğini ona buna dağıtır
Kazancını dişsiz bile öğütür
Lafı ağzımıza tıkar ağabey.
Ele yakın olur, sana yabancı
Bilmem ahvali ne, nedir inancı
Emanetin yüreğimde bir sancı
İnan ciğerimi söker ağabey.
Böyle olmasını hiç istemedik
Destek verdik, yetim hakkı yemedik
Kanat gerdik, kötü bir şey demedik
Bayramda uzaktan bakar ağabey.
Yolda görsem tanır mıyım bilemem
İçim yanar istesem de gülemem
Düşünürüm amma çare bulamam
Saygı yoksa sevgi çöker ağabey.
Kavgalar büyürse muskalı, cinli
Kimdir müsebbibi, kim gavur dinli
Beyinler öfkeli, gönüller kinli
Kör şeytan bir kurşun sıkar ağabey.
Yörükoğlu daha ne desin artık
Gelin oldu kızlar, dedesin artık
Kara yerde rahat edesin artık
Hasretin çok ağır, yıkar ağabey.
Çaresiz belimi büker ağabey.
Gözyaşım mektuba akar ağabey.
............................ Turgut Yörükoğlu
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.