1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
64
Okunma

Vardır her derdin bir ölçüsü,
Ölçüsüyle kalkar gizemin öyküsü.
Düğümü çözülünce, görünür gerçek yüzü,
Bazen büyülü süsü, bazen küfü.
Karakter uymaz bazen bedene,
Eğilir bükülür her eteğe.
Bakmaz edebe, saygısızdır emeğe,
Kiloyla satılır, her yerde bulunur teneke.
İlmi ışığıdır âlim olan zatın,
Karşılık bulur O’nda her sabrın,
Kemale erer aklın, değişir tavrın,
Mihenk taşı anlar, saf mıdır altın?
Dostu menfaatidir, yeter ki kesesi dolsun.
Dert etmez, kime ne olursa olsun.
Onda değerin, cebindeki paran pulun,
Ateşe girince kül olur her dem odun.
Zülüm karşısında yüreği sanki demir.
Mazluma kol kanat inancına tahrir.
Yüzü nurlu, özü sağlam tendir,
Dayanıklı ve sağlamdır kristal safir.
Avare gezer, işi yoksa mesut.
Sorsan işi çok, her işte barut,
Dağılmış hayatı lakin ona mazbut,
Ehlinde değilse ipek bile çul çaput.
Adaleti hak için inancından miras,
Mizacı sert olsa da vicdanı kıstas,
Hükmünde esas, terazisi hassas,
Doğada en sert taştır elmas.
Yakut, zümrüt, elmas hep seçilir,
Ölçülere göre değerler dizilir,
Viranelerde saklı hazineler belirir,
Her değerli taş kendi misliyle çizilir.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.