5
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
148
Okunma

Nisan bindokuzyüzyirmi
Geçmişte çekilen acı,
Türk’e takılan TAÇ.
Mükafatı çıkılan miraç.
Tam Yüzaltı yıl,
Uzak değil.
Bir asrın ötesine!.. ötesinde bir adım.
Aynı heyecan ve aynı azimle,
Yürüyoruz Ata’mızın izinde..
Geleceğe güvenle,inanarak.
Geçmişi unutmadan!...
Unutmadık o kara günleri,
Mondros’un prangası vurulurken bileğe,
Yedi düvel üşüşmüştü kutsal ekmeğe.
İstanbul mahzun, İzmir kan ağlarken,
Samsun’dan bir güneş doğuyordu ufuktan erken.
Erzurum’un karında, Sivas’ın ayazında,
Bir milletin "Ya İstiklal" diyen avazında;
Parçalanmış haritalar, yırtılan fermanlar vardı,
Oysa Türk’ün göğsünde iman dolu bir serhat vardı.
Geldikleri gibi gidecekleri o gün belliydi,
Çünkü bu toprakların her taşı birer mermiydi.
Kağnılar gıcırdayarak aşarken dik yolları,
Kadınlar sırtında taşıdı vatanın yarınlarını.
Şimdi bir asırlık çınar gibi kök salmışken,
Göklerde al sancağın gölgesinde kalmışken;
O günün meşalesini taşımak namus borcumuzdur,
Hürriyet bizim en büyük, en kutlu burcumuzdur.
Yüzaltı yıl önce yakılan o sönmez ateş,
Yarınlara rehber, karanlığa bir güneş.
Sözümüz söz Ata’m, yolun yolumuzdur,
Cumhuriyet, ebediyen bizim tek onurumuzdur!
Erdinç SERT
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.