0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
25
Okunma

Bizde büyük tarlanın adı İrmelik,
Hem dikip hem de biçmelik,
Arpa, buğday, darı ekmelik,
Sarayönü’nde bir mevki İrmelik.
Karatepe yakınında bilirsin,
En güzel tohumu ora ekersin,
Hasat için gündönümü beklersin,
Yağmur sular, sen bereket dilersin.
Ekin hasat edilir! Yüzünü güldürür,
Deneleri değirmende un için öğütülür,
Çerezlik kavurga için saçta ütülür,
Buğdayı, bulgura ve düğüye dönüştürür.
Eskiden İrmelik’e çadır kurulurdu,
Hasat boyunca evin, barkın olurdu,
Pulluk, mibzer, saban orda dururdu,
Çoluk çocuk hep oyun yurduydu.
Güneş doğmadan işe başlanır,
Yumurta, patates ocakta haşlanır,
Bazlamalar ısıtılıp tek tek katlanır,
Çay demlenince kahvaltıya başlanır.
Dedem zincirli kuyudan suyu çeker,
Testileri sıra sıra merkebe yükler,
At arabasıyla da gelince döşekler,
Cennet olur İrmelik anlarında köşeler.
Konu komşu toplanır yaparlar imece,
Toplanan çocuklar bir bir sorar bilmece,
Her saati her günü altın değerince,
Günler böylece geçer, binlerce şükürle.
Yorulmak bilmez nasırlı eller,
Sıcakta kavrulur bembeyaz tenler,
Ayaklar lastik pabuçtan terler,
Sabırla nimete dönüşür emekler.
Akıl çoğalınca bereket azaldı,
Gayret bitti tat tuz kalmadı,
Yorgun İrmelik ne günlere kaldı,
Güzelliklerin yerini dünya hırsı aldı.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.