0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
40
Okunma

EMANET ANILAR
Herkes uyuyordu orada,
gece kirpiklerine kadar inmişti kentin
Bir bizdik uyumayan ve geceyi aç martılarla bölüşen
Vakitsiz düş/tük ıssız gecenin serin koynuna
Ateşine düştük yine arsız sevişmelerin
Onca korku
Onca cesaret
Ve yüzlerce mahçubiyetten sonra
Vakti gelmişti vedalaşmanın.
Ardımızda sayısız anıları evlatlık bıraktık ya, koynuna bir kentin
Ve o kentin sitemi kadar görkemliydi gözlerimizdeki hüzün
Sen Dicle gibi b/akarken
Ben Fırat gibi dağılıyordum sevdiğim
Hıçkırıklar içinde saldık ya gözyaşlarını,
Cizre’nin gözlerinden Lice’nin ellerine dökercesine
O kusursuz gelişine olduğum kadar,
gidişine de sonsuz kefildim
Birde aynalar kirletmemiş yüzüne...
Uzaklaştıkça çorba kokulu o kentten,
yanık kokulu isli kentlere doğru
...Ahh
Utandın
Utandım
Utandık martıların umudundan...
Yollar kısaldı
Korkular azaldı
Hasret çoğaldı.
Hasreti, şiirlerle zapt etmeyi bana bırakma sevgili
Gayri cesaretim de tadım da teninde kaldı...
Erdal Karadağ
4 Nisan 2013
İstanbul
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.