0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
84
Okunma
Senden Sonra
Senden sonra zaman, sanki hiç başlamamış gibi geriye sardı kendini,
O ilk yaratılışın yalnızlığına, kaburgadaki o kadim sancıya döndüm.
Bir bahçeden kovulmak ne ki sevgilim?
Ben senin olmadığın bir dünyanın ortasına, bir asfaltın sıcağına atıldım.
Eşini kaybeden o ilk adam gibi, çıplak ve savunmasızım şimdi;
Senden sonra ben, yasak bir meyveyi değil, senin yokluğunu tattım.
Bir kavşakta koptu kıyamet, bir saniyelik bir metal gürültüsüyle,
Çığlık sirenleri, zamanın sonu gibi deldi geçti geceyi.
Kırmızı lambalar vurdu yüzüme, o puslu camın arkasından baktım;
Sevdiğini bir çölde değil, o beyaz sedyenin üzerinde bırakan o meşhur aşık oldum.
Dağları delsem yollar açardım belki sana gelmek için,
Ama ben o hastane koridorunda, o aşılmaz beton duvarlara çarptım.
Senden sonra ben, beyaz önlüklerin arasındaki o soğuk sessizliğim.
Sevdiğini bir yangında kaybeden o dertli aşık gibi, ben de yandım,
Ama benim ateşim bir kıvılcımdan değil, o kapının önündeki çaresizlikten.
Sonsuz çöller benim için o steril, keskin ilaç kokulu koridormuş meğer;
Adımlarım tükeniyor, dizlerim çöküyor,
Senden sonra ben, tarihin tüm boynu büküklerini yanıma alıp bir köşede ağlıyorum.
Kıyamıyorum biliyor musun?
O kaza anında dağılan saçlarının bir teline bile dokunmaya kıyamıyorum.
O hırçın siren sesi hâlâ kulaklarımda bir ağıt gibi yankılanıyor,
En ağır bedelleri hak ediyor bu hayat, en derin isyanları...
Ama susuyorum; sanki konuşursam o son nefesin uçup gidecekmiş gibi,
Sırf hâtıran incinmesin diye, ciğerim sökülürken tebessüm ediyorum kadere.
Senden sonra birini sevmek mi?
Bu, yüzyıllardır anlatılan o büyük sevdaların ruhuna ihanet olurdu.
Otuz iki yıllık bir emeği, bir saniyelik bir kazaya kurban etmem ben.
Gitse bile kıyamazsın ya hani; sen gitmedin, sen benden bir fırtınayla söküldün.
Üzüldüğünü görsem canım yanardı eskiden, şimdi yokluğun bir ur gibi büyüyor içimde.
Mutluluğunu görmek hayaldi, şimdi sadece o yüce huzurda gülümsediğini umuyorum;
Ve orada bensiz mutluysan, işte o an bu dünyada kahroluyorum.
Şimdi o beyaz odanın kapısında, zamanın bittiği yerdeyim,
Elimde senin o solgun elinin hayali, dilimde yarım kalmış binlerce kelime.
Senden sonra ben, sevda kokan kelimeleri kanla ve gözyaşıyla yazdım.
Bu şiir sadece bir veda değil, bin yıllık bir vefa yeminidir;
Mezarlar dolusu suskunluk, şehirler dolusu yalnızlıktır.
Git sevgilim... Huzur bul o sonsuz mavilikte,
Ben burada, o kaza mahallinde kalan son parçanı,
Yani kendimi, senin hatıralarınla gömmeye devam edeceğim.
Senden sonra ben, yaşayan bir ölü değil,
Ölümü bile seninle güzelleştiren o son sadakat abidesiyim.
Okuyanlar bu şiirde sadece bir kaza haberi duyacak,
Oysa ben bu mısralara, ilk nefesimizden son nefesimize kadar,
Seninle geçen her saniyeyi ilmek ilmek işledim.
Sen bir son değilsin, sen benim için sonsuzluğun ilk cümlesisin
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.