Kişilik, kendi öz düşmanını kendi öz yuvasında barındırır. bergson
KADİR TURGUT
KADİR TURGUT

“Mizan Yolcusu”

Yorum

“Mizan Yolcusu”

( 3 kişi )

4

Yorum

8

Beğeni

5,0

Puan

153

Okunma

“Mizan Yolcusu”


“Nereye?” dediler bir yolcuya,
Gözleri yorgun, kalbi yorgunluktan arınmış;
“Bilmem…” dedi, rüzgâr gibi sakince,
Yolu bilmeyen değil, yükü bırakan konuşurmuş.
“Gidiyorum işte…” dedi,
Ayak izlerini kimseye batırmadan,
Bir çiçeğin narin boynunu eğdirmeden,
Toprağa bile incelik öğretir gibi yürüyerek.
Ne kırılmış bir dal bıraktı ardında,
Ne de suskun bir kalbin sızısını çoğalttı;
Her adımı bir dua, her nefesi bir vedaydı,
İçinden geçenleri kimseye yük etmeden.
Gönüller vardı, camdan daha ince,
Bir bakışla kırılan, bir sözle dağılan;
O ise bir derviş sabrıyla dokundu hayata,
İncitmeden sevmeyi öğrendi zamandan.
“Evvelden ezele…” dedi bir ara,
Sanki zaman onun içinde akıyordu,
Geçmişle gelecek bir çizgide birleşmiş,
Kalbi sonsuzluğa kapı aralıyordu.
Ne bir hesap tuttu dünya defterinden,
Ne bir alacak yazdı gönül hanesine;
Her şeyi olduğu gibi bırakıp gitti,
Bir tebessüm, bir de dua iliştirip gecesine.
“Peki nasılsın?” dediler ardından,
Durdu… sustu… gözleri yere değdi;
“Bilmem…” dedi, derin bir iç çekişle,
Çünkü insan kendini en çok orada kaybederdi.
Ne iyiydi belki, ne de kötü,
Bir terazinin ortasında asılı kaldı ruhu;
Sevinçle keder arasında ince bir çizgide,
Kendiyle yüzleşmenin en ağır anı buydu.
“Mizan’da belli olacak…” dedi usulca,
Sözleri gecenin koynuna düştü;
Ne varsa gizli, ne varsa görünmeyen,
Bir gün tartılacak diye sustu.
Ve yürüdü…
Arkasında ne bir lanet ne de bir öfke bırakarak,
Sadece hatırlanınca iç ısıtan bir iz,
Bir de “iyi insandı” dedirten bir yankı bırakarak.
Çünkü yol dediğin varmak değil bazen,
Bir kalbi kırmadan geçebilmektir dünyadan;
Ve insan dediğin, iz bırakmaz toprağa,
İz bırakır sadece başka insanların dualarında.
O da öyle yaptı…
Sessizce geldi, sessizce geçti bu âlemden,
Bir kandil gibi yanıp, kimseyi yakmadan,
Kendi ışığıyla karanlığı eksilterek gitti.


Kadir TURGUT

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

“mizan yolcusu” Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz “mizan yolcusu” şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
“Mizan Yolcusu” şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR, @mehmetdemir1
10.4.2026 23:18:14
5 puan verdi
tebrik ediyorum şiiri ve şairini gönlünüze sağlık ve selam...
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
10.4.2026 22:21:30
Mizan Yolcusu”

“Nereye?” dediler bir yolcuya,
Gözleri yorgun, kalbi yorgunluktan arınmış;
“Bilmem…” dedi, rüzgâr gibi sakince,
Yolu bilmeyen değil, yükü bırakan konuşurmuş.
“Gidiyorum işte…” dedi,
Ayak izlerini kimseye batırmadan,
Bir çiçeğin narin boynunu eğdirmeden,
Toprağa bile incelik öğretir gibi yürüyerek.
Ne kırılmış bir dal bıraktı ardında,
Ne de suskun bir kalbin sızısını çoğalttı;
Her adımı bir dua, her nefesi bir vedaydı,
İçinden geçenleri kimseye yük etmeden.
Gönüller vardı, camdan daha ince,
Bir bakışla kırılan, bir sözle dağılan;
O ise bir derviş sabrıyla dokundu hayata,
İncitmeden sevmeyi öğrendi zamandan.
“Evvelden ezele…” dedi bir ara,
Sanki zaman onun içinde akıyordu,
Geçmişle gelecek bir çizgide birleşmiş,
Kalbi sonsuzluğa kapı aralıyordu.
Ne bir hesap tuttu dünya defterinden,
Ne bir alacak yazdı gönül hanesine;
Her şeyi olduğu gibi bırakıp gitti,
Bir tebessüm, bir de dua iliştirip gecesine.
“Peki nasılsın?” dediler ardından,
Durdu… sustu… gözleri yere değdi;
“Bilmem…” dedi, derin bir iç çekişle,
Çünkü insan kendini en çok orada kaybederdi.
Ne iyiydi belki, ne de kötü,
Bir terazinin ortasında asılı kaldı ruhu;
Sevinçle keder arasında ince bir çizgide,
Kendiyle yüzleşmenin en ağır anı buydu.
“Mizan’da belli olacak…” dedi usulca,
Sözleri gecenin koynuna düştü;
Ne varsa gizli, ne varsa görünmeyen,
Bir gün tartılacak diye sustu.
Ve yürüdü…
Arkasında ne bir lanet ne de bir öfke bırakarak,
Sadece hatırlanınca iç ısıtan bir iz,
Bir de “iyi insandı” dedirten bir yankı bırakarak.
Çünkü yol dediğin varmak değil bazen,
Bir kalbi kırmadan geçebilmektir dünyadan;
Ve insan dediğin, iz bırakmaz toprağa,
İz bırakır sadece başka insanların dualarında.
O da öyle yaptı…
Sessizce geldi, sessizce geçti bu âlemden,
Bir kandil gibi yanıp, kimseyi yakmadan,
Kendi ışığıyla karanlığı eksilterek gitti.


Kadir TURGUT

İnceliğin ve Teslimiyetin Destanı: Mizan Yolcusu
"Bu dizeler; dünyadan 'iz bırakmadan değil, gönüllerde yara açmadan' geçmenin o büyük bilgeliğini bir derviş sabrıyla anlatıyor. Şair; ayak izlerini kimseye batırmayan, toprağa incelik öğreten ve sevmeyi 'incitmemek' olarak tanımlayan o muazzam karakteri çok duru bir liriklikle işlemiş. 'Yolu bilmeyen değil, yükü bırakan konuşurmuş' dizesindeki o derin teslimiyet ve finaldeki 'iyi insandı' yankısı, insanın bu dünyadaki asıl muradını özetliyor. Okurken ruhu bir kandil ışığı gibi ısıtan, kırmadan geçmenin kutsallığını hatırlatan çok kıymetli ve arifane bir kalem. Yüreğinize sağlık."
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
10.4.2026 20:57:40
5 puan verdi
Kaleminiz, insanın iç muhasebesini sade ama derin bir hikmete dönüştürmüş; yolculuk bir mekân değil, bir arınma hâli gibi akıyor.

“Çünkü yol dediğin varmak değil bazen,
Bir kalbi kırmadan geçebilmektir dünyadan;
Ve insan dediğin, iz bırakmaz toprağa…”

Şiir, sessiz bir olgunlukla “iyi insan” olmanın ağırlığını mizan fikri üzerinden güçlü biçimde hissettiriyor.

Yüreğinize sağlık, bu derin ve dingin anlatımıyla gönül dünyasında kalıcı bir iz bırakan bir eser olmuş. Selam ve saygılarımla.
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
10.4.2026 20:29:49
Dünya hayatı, bir menzile varmaktan ziyade; hiçbir gönlü kırmadan, hiçbir ruhu incitmeden ve arkada sadece hayırla yâd edilecek bir "insanlık izi" bırakarak tamamlanması gereken zarif bir yolculuktur.kalemin daim olsun inşallah
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL