4
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
69
Okunma

O en derinde
Beşiğini sallayan uğultular
Bitimsiz bir bekleyiş
Ardı arkası korku tüneli…
Yaranın kabuğuna sarılma telaşı
Tesellisiz…
Unutmak yabancı insana,
Başucunda bekleyen o kadim alev.
Sıyırıp kendini tuzdan buzdan
Alt üst eden kelimeleri atmak hazineden.
Tuna’nın serinliğinde yüzen kuğular
Beyaza heves dünya gözüyle,
Sessizliğin yakarışı; heybemde dilsiz bir Ağrı.
Kendi göğünde, tek başına çırpılan iki kanat doğumu
İyileşmenin o sert ve mağrur tadı.
Lisanların birbirine karıştığı şifacılar arasında,
Adıma aşina bir sesin çağırdığı derin uykudan;
Gülümseyen esmer bir yüze açtım gözlerimi.
Kimdi o, yabancı bir göğün altında adımı öz dilimden çağıran?
Beni hayata, ismime ve kendime döndüren o gizli sevinç…
Güneş, doğurmak için
Sızıyor bu beyaz odanın perdelerinden üzerime…
Dışarıda bırakıyorum karanlıkları;
Yorgun, ağrılı ama nefes alan yeni bir ben işte.
Vaha Sahra
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.