2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
134
Okunma
Giden de Kalan da
Gitmek…
Öyle bir anda sırtını dönüp çıkmak değildir.
Bir adabı vardır gitmenin, bir usulü…
Çünkü yaşanmışlık dediğin şey,
Bir kalemde silinmez.
Gitmek zorunda kalabilirsin,
Haklı sebeplerin de olabilir elbet…
Ama insan, bir fincan kahvenin bile
Kırk yıl hatırı olduğunu bilen varlıktır.
Aynı gülüşte buluştuğun günlerin,
Aynı cümlede sustuğun gecelerin
Hiç mi hatırı yoktur?
Vedanın bile bir yolu vardır.
Kırmadan, incitmeden, eksiltmeden…
Bir cümleyle, bir bakışla,
En azından “anladım” diyerek…
Çünkü en çok da böyle gider insan:
Sessizce değil,
Eksilterek değil,
Saygıyı yanında götürerek…
Kalan susuyorsa…
Bil ki bilmediğinden değil,
Anlatamadığından da değil
Yorulduğundandır.
Aynı şeyi tekrar tekrar hissetmekten,
Aynı yerden kırılmaktan,
Görülmemekten yorulmuştur.
Bazen en çok susan,
En çok taşıyandır aslında.
Ama artık konuşmaz…
Çünkü bilir,
Anlatılan değil,
Anlaşılmak isterdi.
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.