9
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
95
Okunma
Mecnun gibi bir zat geldi buraya,
Gözü ağlamaklı oluyordu ya…!
Bir kenara geçip çöktü şuraya,
Uzaklara bakıp dalıyordu ya...!
Üstü başı yırtık, gönlü yaralı,
Bir zamanlar O’da sözde buralı,
Sarsılmadı asla gördüm göreli,
Her gün kötü haber alıyordu ya...!
Köşede oturup etrafa baktı,
Gençlik günlerini kafaya taktı,
Bir umutla belki ömrünü yaktı,
Her gün yeni bir dert buluyordu ya...!
Bir vakit O’nun da, vardı bir adı,
Hiç eksik olmazdı ağzının tadı,
Şimdi yalnızlığın bin bir feryadı,
Duvarlara çarpıp kalıyordu ya...!
Evlat büyütmeye bir ömür vermiş,
Yüzünde çizgiler saçlar ağarmış,
Ahiretin derdi ruhunu sarmış,
Ezanın vaktini biliyordu ya...!
Cebinde eski bir fotoğraf saklı,
Rengarenk hayatı sanki yasaklı,
Donuk bakışlarla susmakta haklı,
Kalbi her gün hüzün doluyordu ya...!
Halini arzedip çalışmak ister,
Bazen duygulanır alışmak ister,
Mahsun bakışlarla buluşmak ister,
Kalplere bir duygu salıyordu ya...!
Akşam olduğunda herkes yol aldı,
Gürültüler sustu, sesler azaldı,
Sokakta tek O’nun gölgesi kaldı,
Sessiz adımlarla geliyordu ya...!
Kimse dönüp bakmaz, yaşlıdır gözü,
Bir türlü gülmüyor garibin yüzü,
Halini şekvaya yoktur hiç sözü,
Hakkın rızasını diliyordu ya...!
...andelip...
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.