4
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
69
Okunma
Bilgiyle mağrur olup, hikmeti unuttuk hep,
Merhametle kalpleri dermeyi bilemedik.
Kalabalık içinde yalnızlığı tattık hep,
İnsan gibi hal hatır, sormayı bilemedik.
Dillerde kardeşlik var, gönüllerde haset kin,
Bir tebessüm uğruna, tükendi nice bedbin
Kırık aynaya döndü, şimdi temiz dediğin
Şu mahsun gönüllere, girmeyi bilemedik.
Hakikat meydanında nefsimize kul olduk,
Şöhretin gölgesinde kendimize el olduk,
Bir garibin sesinde, kırılan bir dal olduk,
Kalplerdeki yarayı, sarmayı bilemedik.
Söz söyleyen çoğaldı, eksildi mânâ yükü,
Ruhsuz cümleyle oldu, dilimizin her oku,
Kelimeler içinde, kaybettik özü, kökü
Bir hakikat tohumu, sermeyi bilemedik.
Ne çok bina yükseldi, ağaran ufuklarda,
Ama sevgi kalmadı, pas tutmuş konaklarda,
Bir yetimin ahıyla, sarsılan sokaklarda,
İbret dolu günlere, ermeyi bilemedik.
Öfke büyüdü içte, sustu vicdanın sesi,
Kinle karardı kalbin en kuytu köşesi,
Bir secde ferahlığı, bir duanın nefesi,
Ruhun yangınlarını, görmeyi bilemedik.
Kâlû Belâ bezminde, verdiğimiz söz vardı,
İnsan unuttukça hep, çoğalan bir öz vardı,
Aşk olmayınca kalpte, taş kesilen göz vardı,
Bir dostun kapısına, varmayı bilemedik.
Şimdi dönüp bakınca, eksiktir bir yanımız,
Biraz kırık buruktur, biraz suskun anımız,
Belki de en büyük suç, bizim olan canımız,
Biten sevginlere el, vermeyi bilemedik…
...andelip...
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.