8
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
66
Okunma
Senin gelişini
kapı sesinden değil,
kalbimin telaşından tanırım ben.
Öyle bir alışmışım ki sana,
yokluğunu bile
varlığın gibi taşımayı öğrenmişim.
İlk geldiğinde
ne kadar içtendin…
Sözlerin sanki
yorgun bir kalbe su verir gibiydi.
Ben o gün
biraz sana,
biraz da o hisse bağlandım.
Sonra gittin…
Ama öyle bir gittin ki,
sanki ben yanlış anlamışım her şeyi.
Kızamadım sana.
İnsan bazen
anlayamadığı şeylere öfkelenemez.
Sadece sustum…
Ve içimde sana bir yer bıraktım.
Çünkü bilirim,
sen hep dönersin.
Bir gün
hiçbir şey olmamış gibi gelirsin yine,
ben de
hiç kırılmamışım gibi bakarım sana.
İşte bu yüzden
en çok kendime üzülürüm.
Ama bak…
bu bir sitem değil.
Ben seni hâlâ
kırmadan sevebilen bir kadınım.
Gittiğinde arkanı yakan değil,
geldiğinde içi titreyenim.
Ama şunu da bil:
Ben beklerim,
kendimi kaybetmem.
Bir gün yine gelirsen
seni tanırım, evet…
ama bu kez
kendimi de unutmam.
Belki yine gülümserim sana,
belki yine içim ısınır…
Ama artık
kalbimi emanet etmem
gelip gitmelerine.
Çünkü ben
seni sevdim diye değil,
kendimi sevdiğim için
yavaşça vazgeçmeyi öğrendim.
SÖZ /Seslendirme _ Funda Yılmaz
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.