2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
42
Okunma
Bir Erzurum sabahı gibi vakur duran yarim…
Senin adını duyunca içimde davullar çalıyor,
Sanki Palandöken’den kopup gelen rüzgâr
Yüreğime yiğitlik serpiyor.
Sen öyle bir adamsın ki,
Kar altında üşümeyen dağlar gibi…
Sustuğunda bile güven veren,
Bir bakışıyla insanın içini ısıtan.
Sen konuşunca kahve susar,
Meydan seni dinler dadaşım.
Eller seni anlatamaz,
Ben seni gözlerinden tanırım.
Bir çocuk gibi temiz yüreğini,
Bir dağ gibi dimdik duruşunu…
Ben seni Erzurum gecelerinde yanan ışıklara benzetirim.
Uzakta olsa da içimi aydınlatırsın.
Dadaşım…
Aslan dadaşım…
Senin sevdan başka sevdaya benzemez.
Ne eksilir zamanla
Ne de yorulur yollarla.
Senin adın içime yazılmış bir türkü gibi,
Her gece dilimde, her sabah aklımda.
Davul vurunca seni düşünürüm,
Zurna ağlayınca içim sızlar.
Çünkü senin sevdan biraz oyun havası,
Biraz da içli bir uzun havadır.
Hem oynatır insanı
Hem de geceleri sessizce ağlatır.
Bir bar başlasa şimdi meydanda,
El ele dönsek dadaşım…
Kar yağsa üstümüze,
Ayaz vursa yüzümüze…
Yine de bırakmam elini.
Çünkü senin yanında insan
Kışı bile bahar sanıyor.
Senin yürüyüşün bile başka dadaşım.
At gibi heybetli,
Kartal gibi gururlu.
Bir Erzurum türküsü gibisin;
Sert başlayan ama sonunda yüreğe dokunan.
Ben seni sevdim diye
Dağlar daha güzel görünür oldu gözüme.
Şimdi hangi türkü çalsa
İçinde biraz sen varsın.
Hangi halay başlasa
Ayağım sana dönmek istiyor.
Dadaşım…
Can dadaşım…
Bir gün herkes giderse bile
Sen kal içimde.
Çünkü bazı insanlar sevilmez sadece…
Yuvası olur insanın.
Sen benim huzurumsun,
Umudumsun,
Karlı dağlara rağmen içimi ısıtan ateşimsin.
Ve ben ne zaman yorulsam bu hayatta,
İçimden sadece şunu söylüyorum:
“İyi ki geçtin bu gönülden
Benim aslan dadaşım…
Funda Yılmaz
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.